YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14791
KARAR NO : 2011/13707
KARAR TARİHİ : 30.11.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 179 ada 5, 182 ada 1, 190 ada 39, 205 ada 7 ve 24, 225 ada 17 parsel sayılı taşınmazlar belgesizden, 225 ada 4 parsel ise Aralık 1960 tarih 355-428 nolu tapu kaydı nedeniyle davalı köy tüzelkişiliği adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazların Devletin hüküm ve tasarraufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 06/01/1998 tarihinde ilan edilerek 06.07.1998 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
1) Hazinenin 179 ada 5, 182 ada 1, 205 ada 7 ve 24, 225 ada 17 parsellere yönelik temyiz itirazları bakımından; taşınmazların uzman bilirkişi tarafından eski tarihli resmi belgelere göre yapılan araştırma inceleme sonucu orman sayılmayan yerlerden oldukları ve davalı yararına 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde yazılı koşulların gerçekleştiği belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, diğer temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün onanması gerekmiştir.
2) 190 ada 39 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; bu taşınmaz yönünden de devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde yazılı imar – ihya ve kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinme koşullarının davalı yararına oluştuğu, kesinleşen orman kadastro sınırlarının da dışında kaldığı kabul edilerek davanın reddi yolunda hüküm kurulmuş ise de delillerin değerlendirilmesinde hata sözkonusudur.
Şöyle ki; uzman bilirkişi raporuna ekli 1959 tarihli memleket haritasında çekişmeli taşınmazın yeşil renkli yapraklı ağaç rumuzlu orman alanında işaretlendiği, ziraat bilirkişi raporunda da toprağının orman toprağı olduğundan, ağaç ve çalılarla kaplı bulunduğundan sözedildiği anlaşılmaktadır.
1988 yılında ilan edilerek 06.07.1998 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu sırasında davaya konu taşınmazın orman kadastro sınırı dışında kaldığı tartışmasızdır. Ancak, taşınmazın öncesinin orman olduğu, orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar orman sayılacağından, sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği,orman kadastrosunun kesinleştiği tarih ile davanın açıldığı 2008 yılı arasında 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı gözönünde bulundurularak bu taşınmaz hakkındaki davanın kabulüne ve orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ve gerekçelerle reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle Hazinenin 179 ada 5, 182 ada 1, 205 ada 7 ve 24, 225 ada 17 parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellere yönelik hükmün ONANMASINA;
2) 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle 190 ada 39 parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsele yönelik hükmün BOZULMASINA 30.11.2011 günü oybirliği ile karar verildi.