Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8884 E. 2011/13119 K. 22.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8884
KARAR NO : 2011/13119
KARAR TARİHİ : 22.11.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 2010/11574-12422 sayılı bozma kararında özetle; “04.04.2005 tarihli keşif tutanağına geçirilen mahkeme gözleminde, çekişmeli parselin % 40 eğimli, üzerinde alıç, armut ve eğrik ağaçları bulunduğu, kısmen sürülüp, kısmen sürülmediği ve toprak işlemesi yapılmadığı, sürülmeyen kısmının taşlık olduğu belirlenmiş, 28.07.2005 tarihinde ziraat yüksek mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; taşınmazın killi, kumlu, taşlı, yer yer yoğun taşlı toprak derinliğinin az olduğu, üzerindeki taşların belli yerlere toplanıp yığıldığı, bir bölümünde toprak işlemesi yapıldığı, diğer bölümününün sürülü olmadığı ve 10-15 yıldır toprak işlemesinin yapılmadığı, eğimin % 42 olduğu, üzerinde 4 yabani armut, 47 adet alıç, 4 erik ağacı, bulunduğu, taşınmazın güneyinde mera kuzeyinde ise yol bulunur. Toprak yapısı ve bitki örtüsü yönünden mera niteliğinde olmadığı, Orman Yüksek Mühendisi Bilirkişi … tarafından düzenlenen 14.07.2005 tarihli raporda da, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü ve toprak yapısı aynen ziraat bilirkişi gibi tarif edilikten sonra, yörede 3402 Sayılı Yasanın 4. madde hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda, 102 ila 103 nolu OTS hattı ile çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 19875,15 m2 bölümünün orman sınırları içinde, (B) ile gösterilen 20125,25 m2 bölümünün ise orman sınırları dışında bırakıldığı, 1963 baskılı memleket haritasında seyrek çalılıklar olan beyaz alanda kaldığı, amenajmanda Me – OT olarak nitelendiği, 1975-1976 tarihli hava fotoğrafında açık alan olarak görüldüğü, sonuç olarak orman sayılmayan yer olduğu bildirilmiş, raporlara eklenen memleket haritasında beyaz boyalı ibreli ve yapraklı ağaç sembolleri bulunan yerde, başka deyişle tam kapalılık oluşturmayan orman ağaçları bulanan alanda işaretlenmiştir.
Mahkeme gözlemi, orman bilirkişi ve ziraat uzmanı bilirkişi raporlarında tarif edilen özelliklerine göre çekişmeli parselin tamamının geriye doğru en az 10-15 yıldır tarımda kullanılmadığı gibi, eğimi ve üzerindeki bitki örtüsü yönünden güneyindeki sınırlaması itirazsız devlet ormanı olarak kesinleşen devlet ormanı ve hükmen orman alanı olarak kadastro tesbiti kesinleşen parseler ile aynı yapıda devlet ormanı olduğu anlaşılmaktadır. Bu maddi ve bilimsel bulgular karşısında, taşınmazın tarım alanı olarak zilyet edildiği yönündeki, soyut yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına değer verilemez.

O halde, eğimi % 12’den fazla olan tamamen veya maki cinci ağaçcıklarla kaplı, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan, çevresinde bulunan aynı karakterdeki devlet ormanının devamı niteliğindeki çekişmeli parselin, 6831 sayılı Yasanın 1. maddesinin 2. fıkrasının (J) bendi ve 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi gereğince orman sayılan yerlerden olması nedeniyle bu tür yerlerin 05.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26 (a) ve (j) maddesi hükümlerine göre orman sınırı içine alınması gerektiği gözetilerek Orman Yönetiminin davasının kabulüne, davacı gerçek kişinin davasının reddiyle, parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davacı … …’nun davasının reddine, Orman Yönetiminin davasının kabulü ile dava konusu 346 ada 68 sayılı parselin kadastro tespitinin iptaliyle orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 22/11/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.