Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/3945 E. 2010/8978 K. 15.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3945
KARAR NO : 2010/8978
KARAR TARİHİ : 15.07.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki haksız feshin tespiti-tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı, davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı şirket yetkili temsilcisi …ve vek.Avukatları … , … ile davalı vek.Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı 01.07.2003 tarihli 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi’nin haksız olarak feshedildiğinin tespiti ile haksız fesih nedeniyle uğranılan zararların tazminini talep etmiştir.
Mahkemece davacının 03.03.2005 tarihli “Şirketin Feshi Bildirimi” başlıklı yazısına dayanılarak davalının 08.03.2005 tarihinde bayiliği sona erdirdiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 17.01.2008 gün 2007/6874 Esas, 2008/95 Karar sayılı ilamında belirtilen gerekçe ile bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda ise dinlenen tanık beyanlarına göre davalının hile ile sözleşmeyi haksız olarak feshettiğinden ve bozmadan sonra da ıslah yapılamayacağından 300.000.00.-TL.kazanç kaybının yıllar itibari ile yapılan ortalaması doğrultusunda kararda belirtilen tarihlerden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağından fazlaya ilişkin talebin ve atiye terk edilen teşvik, malzeme, katılım, reklam gideri vs.gibi taleplerin de ispatlanamadığından reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin bozma ilamında davacının hile ile ilgili iddiası yönünden tanıklar dinlenerek tüm delillerin birlikte değerlendirilip, uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Bozma ilamından sonra dinlenen tanıkların beyanları, davalının davacıyı hileye düşürerek davacının elinden 03.03.2005 tarihli belgeyi aldığına yeterli görülmemiş, bir başka anlatımla tanık beyanları hile iddiasını kanıtlamaya yeterli bulunmamıştır.
Davacının basiretli tacir gibi davranarak 03.03.2005 tarihli “… Feshi Bildirimi” başlıklı belgeyi davalıya vermemesi gerektiği düşünüldüğünde, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hile iddiasının kanıtlamaya yeterli olmayan tanık beyanları dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.00.TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.