YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2627
KARAR NO : 2011/4186
KARAR TARİHİ : 11.04.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki zilyetlik şerhine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … – merkez mahallesi 482 ada 1093 parsel sayılı 4399,37 m2 ve 482 ada 1094 parsel sayılı 5373,96 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığından Hazine adına tespit edilmiş; 1093 sayılı parselin beyanlar hanesine …’in, 1094 sayılı parselin beyanlar hanesine … ‘un zilyetliğinde olduğu şerh verilmiştir. Davacı 482 ada 1093 ve 1094 sayılı parsellerin kendi zilyetliğinde olduğunu, oysa davalılar adına tespit edildiğini bildirerek adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, 482 ada 1093 ve 482 ada 1094 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlarda bulunan kullanım durumuna itiraza ilişkindir.
Kural olarak; kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Ancak; dava 5831 sayılı Yasanın ek 4 madde ile getirilen “6831 sayılı Orman Kanununun 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 5/6/1986 tarihli ve 3302 sayılı kanunlarla değişik 2 nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir.” hükmü gereğince yapılan kullanım kadastrosu sırasında tutanağın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin değiştirilmesi talebine ilişkindir ve bu tür davalarda tespit maliki Hazinenin bulunması yasal zorunluluktur. Çünkü, Hazine yasal hasım olup adına zilyetlik şerhi verilen kişi ya da kişilerle mecburi dava arkadaşıdır. Bu nedenle, Hazine davaya dahil edilerek, tarafların delilleri toplanarak 5831 sayılı Yasa ile eklenen ek 4 . madde gereğince taşınmazların kimin kullanımında olduğu araştırılarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 11/04/2011 günü oybirliği ile karar verildi.