YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/20278
KARAR NO : 2010/696
KARAR TARİHİ : 26.01.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, Orman Yönetimi ve Çiftlikköy Belediye Başkanlığı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.11.1999 gün 1999/9581-10314 sayılı bozma kararında özetle: “Çekişmeli taşınmaz hakkında davanın kabulüne dair verilen kararın bozulması üzerine Dairenin 04.05.1998 günlü ilamı ile (A) bölümü yönünden bozulması üzerine mahkemece bu bölüm yönünden davanın reddine karar verildiği, ancak (A) bölümünün zilyetlikle kazanmaya elverişli olup olmadığı yönünden hiç bir araştırma yapılmadığı, dolayısıyla önceki bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği” açıklanmıştır. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, … Köyünde imar uygulaması sonucu oluşan 8336 ada 2 parselin tapusunun iptali ile 15/2400 hissesinin davacı adına, kalanının Hazine adına tesciline, 8344 ada 1, 8354 ada 1 parsellerin Hazine adına olan tapusunun iptali ile tamamının davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine, Orman Yönetimi ve Çiftlikköy Belediye Başkanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde arazi kadastrosu 1967 yılında yapılmış, taşınmaz taşlık-çalılık olarak tespit harici bırakılmıştır. Orman kadastrosu 22.11.1991 tarihinde ilan edilip kesinleşmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve zilyedlikle kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; davacı … 30.04.1993 tarihli dava dilekçesinde, babası …’den kalan ve 1967 yılındaki kadastro sırasında taşlık çalılık niteliğinde tespit harici bırakılan (A) işaretli 18400 m2 ve (B) işaretli 2700 m2 yüzölçümlü iki parça taşınmazın adına tescili istemi ile dava açmış, 2000 yılında yapılan imar uygulaması nedeniyle çekişmeli taşınmazların değişik ada ve parsellere ayrılması sonucu yine aynı davacı tarafından Hazine adına oluşan … ada 1 ve 8344 ada 1 parsel numaralı imar parsellerinin iptali için Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2003/623 Esas numaralı dava da bu dava ile birleştirilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 30.12.1997 gün 1993/377-1136 sayılı kararla A (18400 m2) ve B(2700 m2) işaretli taşınmaz bölümlerinin davacı adına tescili yolunda verilen hükmün Hazine ve Orman Yönetimince temyizi üzerine, dairenin 04.05.1998 gün 3609-4257 sayılı kararıyla B bölümüne yönelik temyiz itirazları reddedilerek, (A) bölümü yönünden “taşınmazın blok kayalarla kaplı, ziraate elverişli olmayan, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, bu tür yerlerin zilyedlikle
-2- 2009/20278 – 2010/696
kazanılamayacağı” konularına işaretle hüküm bozulmuştur. Bozma kararı üzerine mahkemenin 17.02.1999 gün 620-106 sayılı kararıyla hiçbir araştırma yapılmadan (A) bölümü hakkındaki davanın reddine karar verilmesi ve davacının temyizi üzerine bu kez dairenin 25.11.1999 gün 9581-10314 sayılı kararıyla “(A) bölümü yönünden önceki bozma kararı gereği araştırma inceleme yapıldıktan sonra karar verilmesi”gereğine işaretle hüküm bozulmuştur.
Bozma kararı üzerine mahkemece 13.03.2002 günü yapılan keşif sonunda rapor hazırlayan Ziraat Bilirkişi …, (B) bölümü hakkında da gerekmediği halde araştırma inceleme yaparak, bu bölümde yapılan imar uygulaması sonunda tescile konu olacak kısmın 1482 m2, (A) bölümünde ise 4678 m2 yer olduğunu ve (A) bölümünde K1, K3, K4, K5, K12 işaretli toplam 423 m2 yerin de kayalık olduğunu açıklamıştır. Fen Bilirkişi … ise (A) işaretli bölümün imar uygulaması sonucu … ada 1 parsel (spor alanı)olarak işlem gördüğünü bu bölümdeki imar yolları ve kayalıklar çıktıktan sonra tescile konu olabilecek bölümlerin (F) ve (D) işaretli toplam 4435 m2 yer olduğunu; (B) bölümünün ise 8344 ada 1 parsel (Belediye Hizmet Alanı) olarak işlem gördüğünü ve bunun kayalık kısmı düşüldükten sonra (G) işaretli 1362 m2 bölümünün tescile konu olabileceğini açıklamıştır.
Daha sonra itirazlar üzerine aldırılan 15.03.2006 ve 23.03.2006 tarihli Fen Bilirkişi Heyeti raporlarında Belediyenin Düzenleme Ortaklık Payı düşüldükten sonra tescile konu taşınmaz miktarının 15.094 m2 olduğu, bunun da 8336 ada 2, … ada 1, 8344 ada 1, 8354 ada 2 parsellerdeki Hazine hisselerinden iptali gerektiği şeklinde raporlar verilmesi üzerine mahkemece … ada 1 parseldeki Hazine hissesinin davanın devamı sırasında satıldığı, davacının bu parsel yönünden bedel davası açabileceği,diğer parseller yönünden ise davanın kabulü gerektiği açıklanmak suretiyle 8336 ada 2,8344 ada 1,8354 ada 1 (2 olacak) parsellerdeki Hazine paylarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
1- Mahkemece (B) işaretli 2700 m2 taşınmaz bölümünün davacı adına tescili yolunda verilen 30.12.1997 tarihli ilk hükmün Orman Yönetimi ve Hazine üzerine temyizi ve (B) bölümüne ilişkin temyiz itirazlarının reddedilmesi üzerine 17.02.1999 günlü kararda yalnızca (A) bölümü hakkında hüküm kurulmuş ve (B) bölümü ile ilgili hükmün onanması nedeniyle bu bölüm hakkında hüküm kurulmamış, (A) bölümü hakkındaki davanın reddi yolunda verilen karar da davacı tarafından temyiz edilmiştir. Bu durumda dairenin ilk bozma kararı ile (B) bölümü yönünden davacı yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur. (B) bölümünde daha sonra yapılan imar uygulaması sonucu 8344 ada 1 parsel numarası ile 4043 m2 yüzölçümü ile Hazine adına tapu kaydı oluşturulmuş ve 8344 ada 1 parsel, bu dava ile birleşen 2003/623 sayılı tapu iptali davasına da konu edilmiş ise de davacı lehine oluşan usulü kazanılmış hakkın konusu olan yer ilk kroki kapsamındaki 2700 m2 yer olup daha sonra davanın devamı sırasında yapılan imar uygulamasının sonuca etkisi bulunmamaktadır. Davacı da ilk dava dilekçesinde (B) bölümünü 2700 m2 olarak gösterdiğine göre mahkemece bu miktar üzerinden hüküm kurulması gerekirken talebi aşacak şekilde hüküm fıkrasında yazılı olan ve dağıtım sonucu oluşan imar parsellerindeki Hazine paylarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi isabetsizdir.
2- (A) işaretli taşınmaz bölümü yönünden Dairenin bozma kararlarında taşınmazın tarıma elverişli yerlerden olmadığı açıkça vurgulandıktan sonra, zilyedliğe konu olup olmadığının usulünce belirlenmesi gereğine değinilmiştir. Bozma kararlarına uyulduktan sonra yapılan araştırmalar sonucu (A) bölümünden kayalıklar çıktıktan sonra tescile konu olabilecek kısmının 4435 m2 olduğu açıklandığı halde, dağıtım sonucu oluşan imar parsellerinden toplam 15094 m2 ye isabet eden Hazine payının iptaline karar verilmişse de, taşınmazın orman sınırları dışında kalması ayrı, zilyedlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığı ve kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı ayrıdır.
Çekişmeli taşınmazlar 1975 tarihli memleket haritasında çalılık niteliğinde görülmektedir.Çekişmeli taşınmazlara doğu yönden komşu olan 271 parselin tespitine esas alınan 43 tahrir numaralı; 267 parselin tespitine esas alınan 46 tahrir numaralı vergi kayıtlarının batı yönü …tarlası olarak davacının babasını okumaktaysa da, batıda davacının 24.02.1978 tarihinde adına hükmen adına tescil ettirdiği 899 parsel bulunmaktadır. Çekişmeli
-3- 2009/20278 – 2010/696
taşınmazlar kısmen 899 parsel ile komşu 267 parselin sınırında bulunmaktadır ve 1967 yılındaki kadastro sırasında çalılık niteliğiyle tespit harici bırakılan,1975 tarihli Memleket Haritasında yine çalılık olarak işaretlenen bölümde kalan, eğimi % 10 civarında ve üzerinde harnup ağaçları bulunan taşınmazda davanın açıldığı 1993 yılı itibarıyla kazandırıcı zamanaşımı yolu ile edinme koşullarının oluşmadığının kabulü gerekir. Her ne kadar keşifler sırasında, taşınmazların uzun zamandır kullanıldığından sözedilmişse de resmi belgelere uygun olmayan tanık sözlerine değer verilemez. Bu nedenlerle (A) bölümü hakkındaki davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken delillerin yanlış değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine, Orman Yönetimi ve Çiftlikköy Belediye Başkanlığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 26/01/2010 günü oybirliği ile karar verildi.