YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14109
KARAR NO : 2011/13675
KARAR TARİHİ : 29.11.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda, kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20/01/2010 gün ve 2009/17937 E – 2010/287 K. numaralı ilamında özetle; “mahkemece, dava konusu … İlçesi … Köyü 200 ada 2 parsel sayılı 13017,06 m2 yüzölçümlü taşınmazı ve komşularını gösteren geniş ölçekli kadastro paftası, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak; davanın kısmen kabulü kısmen reddine, dava konusu … köyü 200 ada 2 parsel sayılı 13017,06 m2 yüzölçümlü taşınmazın, 16/08/2010 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide 2A ile gösterilen kısmının tespitinin iptali ile orman niteliği ile Hazine adına, ekli krokide (2B) ve (2C) ile gösterilen kısımlarına yönelik davanın reddi ile tespit gibi tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından ekli krokide (2B) ve (2C) ile gösterilen kısımlara yönelik temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
Mahkemece hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda; 1974 tarihli memleket haritası ile 1958 tarihli hava fotoğrafları birlikte değerlendirilerek rapor sunulmuştur. Bilindiği üzere; memleket haritaları hava fotoğraflarının sayısallaştırılarak harita üzerine aktarılması ile elde edilirler. Ancak somut olayda; orman araştırması yapılırken; 1958 tarihli hava fotoğraflarından elde edilen memleket haritasından yararlanılmayarak; 1974 tarihli memleket haritası üzerinde inceleme yapılmıştır Yine bilirkişi tarafından düzenlenen asıl raporda taşınmazın 1958 tarihli hava fotoğrafında kısmen yeşil renkli orman sayılan ve kısmen de açık renkli orman boşluğu olarak orman sayılan yerlerden olduğu açıklandığı halde, taşınmazın konumu çevre parsellerle birlikte hava fotoğrafı üzerinde birlikte gösterilmediği için denetlenemediği gibi yine raporun sonuç kısmında ormandan ayırıcı bir unsuru bulunmadığı belirtildiği halde, aynı bilirkişiden alınan ve 1974 tarihli memleket haritasında kısmen orman sayılan kısmen orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin ek rapora dayanılarak hüküm kurulmuştur. Eksik araştırma ve incelemeye ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz
Açıklanan nedenle; mahkemece, öncelikle, davaya konu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin, 1958 tarihli hava fotoğraflarından elde edilen memleket haritasının orijinal renkli örneği ile 1974 tarihli memleket haritasının elde edildiği hava fotoğrafları ve taşınmaza komşu parsellerin tespit tutanakları ve varsa dayanak kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren getirtildikten sonra, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su işleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde ve yine taşınmaz ve çevre taşınmazların konumunu hava fotoğrafları üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, yine keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli, dava konusu taşınmaza komşu parsellerin dayanak kayıtları yöntemince uygulanarak dava konusu taşınmazın bulunduğu yönü ne olarak gösterdiği araştırılıp saptanmalı, taşınmazın kadastro paftasındaki ve memleket haritasındaki konumlarına göre 6831 sayılı Yasa’nın 17. maddesi kapsamında orman içi açıklık niteliğinde bulunup bulunmadığı ve orman içi açıklıkların orman sayılan yerlerden olup zilyetlikle kazanılamayacakları gözetilmeli, tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazine’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 29/11/2011 günü oybirliği ile karar verildi.