Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/6909 E. 2011/10910 K. 03.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6909
KARAR NO : 2011/10910
KARAR TARİHİ : 03.10.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar …, …, …, …, …, … ve … trafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 116 ada 10 parsel sayılı 5979.03 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın 3402 sayılı Yasanın 18. maddesi kapsamına dahil olan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin tespitin iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar …, …, …, …, …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir. Hazine 28.06.2010 günlü dilekçesiyle sehven temyiz ettiklerini bildirerek temyizden vazgeçtiklerini bildirmişlerdir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1744 sayılı Yasaya göre 13/12/1976 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman ziraat ve orman bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve zilyetlikle kazanılmayacak yerlerden olduğu anlaşıldığına göre mahkemece yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Ancak, karar tarihinden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi uyarınca; “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmaz” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre “bu kanunun 36/A maddesi hükmü henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri için de uygulanır” hükümleri uyarınca davalılar aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmolunamayacağından, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hükmün yargılama giderleri ile vekalet ücreti takdirini içeren 3 ve 4 numaralı bentlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına ve bunun yerine 3 numaralı bent olarak ” 3- 3402 sayılı Yasaya 6099 sayılı Yasa ile eklenen 36/A ve geçici 11. maddelerine göre; davacı Hazinenin yaptığı tüm yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve aynı yasa hükmü gereğince davacı Hazine yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle HYUY’ nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 03/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.