Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/4785 E. 2010/769 K. 27.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4785
KARAR NO : 2010/769
KARAR TARİHİ : 27.01.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

2004 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 196 ada 4 parsel sayılı 22.815,74 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kayalık çalılık niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3302 Sayılı Yasa uyarınca yapılıp kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama karar vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın üzerinde 19 tane 70-80 yaşlarında zeytin ağaçları, yer yer meşe çalıları ile taşlık ve kayalık alanlar bulunduğu, 1958 baskı tarihli memleket haritasında ve 1948 çekim tarihli hava fotoğraflarında açık alan olarak gözüktüğü, %30 eğimli olduğu, zeytinlik niteliğinde bulunduğu, orman sayılmayan yerlerden olduğu ifade edilmiştir. Ancak, rapor ekindeki fen bilirkişi ile ortak düzenlenen parsel bazındaki aplikeli memleket haritasında çekişmeli yer çalılık rumuzlu ancak çevresinde geniş yapraklı ağaç ve ibreli ağaç rumuzları bulunan yeşil renkli alanda işaretlenmiştir. Bu durumda orman bilirkişi raporu kendi içinde çelişik olduğu gibi soyut ve bilimsellikten uzaktır. Zeytinlikler memleket haritasında zeytinlik sembolü ile gösterilmektedir. Memleket haritasında çekişmeli taşınmazın bulunduğu alan da zeytinlik rumuzları gözükmemektedir. Bu durumda çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı yönünde duraksama olmuştur. Karara dayanak alınan uzman bilirkişi raporu çekişmeli yerin öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Bilindiği üzere 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesinin karşıt kavramından %12’den fazla eğimli fundalık ve makilik yerler orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığından bilimsel olarak ta orman sayılır. 1970, 1974, 1984, 1986 ve 2004 tarihli orman kadastro yönetmeliklerinin tümünde “3573 Sayılı Yasa ile bu Yasayı değiştiren 6777 Sayılı Yasaya göre Devlet Ormanlarından tefrik edilmiş, zeytinlik, sakızlık ve harnupluk sahalar için tevzi işlemleri yapılmamış ise Devlet Ormanı olarak sınırlandırılır.” hükmü bulunmaktadır.
-2-
2009/4785-2010/769

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27/02/2008 gün ve 2008/20-157-194 karar sayılı kararında da belirtildiği gibi delicelik ve yabani zeytinlerin aslı orman ağacı olup, 3573 Sayılı “Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Yasa” hükümlerine göre imar-ihya edilmek üzere tahsis edilmesi ve bunun yerine getirildiğinin yetkili makamlarca belirlenerek imar-ihya eden kişi adına tescil kararı verilmesi ya da verilen bu karar uyarınca tapu kaydı oluşturulması durumunda o yer orman sayılmaz.Yasa gereği zeytincilik parseli olarak belirlenip tahsis edilmeyen yerin aşılanmak suretiyle kazanılması mümkün değildir. Bu tür bir yerin orman sınırları dışında bırakılması davalıya bir hak sağlamaz. Aslı orman olup, herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılan taşınmaz 05/11/2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince her zaman orman sınırları içine alınabilir ya da Hazine tarafından orman olarak tahsis edilebilir.
Bu sebeplerle mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek iki orman yüksek mühendisi , bulunamaması halinde 2 orman mühendisi bir harita mühendisi bulunamaması halinde bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; eğim ölçer aletler (klizimetre) kullanılıp, münhanili kadastro paftasından, memleket haritası, halihazır harita ve topoğrafik haritalardan da yararlanılmak suretiyle taşınmazın gerçek eğimi belirlenmeli, hava fotoğrafları stereoskopik aletlerle incelenmeli, taşınmazın 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan,, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; fen ve uzman orman bilirkişilerden, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeğini kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, keşifte, çekişmeli taşınmaz hakim tarafından gözlemlenmeli, taşınmaz üzerinde neler bulunduğu (bitki örtüsü, ağaçların cinsi,sayısı vb.) ayrıntılı olarak keşif tutanağına yazılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı, çekişmeli yeri sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, çekişmeli taşınmaz üzerinde bulunan zeytinlerin kök yaşının ve aşı yaşının ne olduğu yönünde rapor alınmalı , yerel bilirkişi ve tanıklarından taşınmazın öncesinin delicelik, çalılık ve makilik niteliğinde olup olmadığı sorulmalı, 6831 Sayılı Yasanın 23.09.1983 gün ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 1/ı maddesinde “sahipli arazideki aşılı ve aşısız zeytinliklerle, Özel Yasası (…1939 gün 3573 Sayılı Yasa) gereğince Devlet Ormanlarından tefrik edilmiş ve imar, ıslah ve temlik şartları yerine getirilmiş bulunan yabani zeytinlikler ile 09.07.1956 gün ve 6777 Sayılı Yasayla tasrih edilen yabani veya aşılanmış fıstıklık, sakızlık ve harnupluklar orman sayılmaz” hükmünün bulunduğu, davalının kendisine 3573 Sayılı Yasanın 2. ve devamı maddeleri gereğince tahsis edilip imar ve ıslah işlemleri tamamlanarak yetkili makamlarca yapılan temlik işlemine ya da tapuya dayanmadığından taşınmaz üzerinde bulunan ve orman ağacı niteliğindeki delice ağaçlarının aşılanması halinde orman sayılan yerlerde 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesinin uygulanmayacağı, %12’den fazla eğimli delicelerin muhafaza (koruma) makisi olduğu, muhafaza makilerinin 5653 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değişik 3116 Sayılı Yasanın
-3-
2009/4785-2010/769

1/e maddesinin istisnasını teşkil ettiği, aynı maddenin son fıkrası gereğince Devlet Ormanı olarak kabulü gerekeceği, yine 08.09.1956 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesi gereğince toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makiliklerin orman sayılan yerlerden olduğu, bilimsel olarak, eğimin % 12’yi aştığı yerlerin toprak muhafaza karakteri taşıyacağı, bu nedenle orman sayılan yerlerden olduğunun kabulü gerekeceği gözetilmeli, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli, tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 27.01.2010 günü oybirliği ile karar verildi.