Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/10554 E. 2012/14290 K. 11.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10554
KARAR NO : 2012/14290
KARAR TARİHİ : 11.12.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 28.10.2010 gün ve 2010/ 11800 – 13303 sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde … tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davası sonunda kurulan, yerel mahkemenin 01.03.2010 gün ve 20091529 -201 sayılı “ … ve arkadaşlarının tapuya dayalı davalarının feragat nedeniyle REDDİNE, …’nın davasının ise esastan reddiyle, çekişmeli … Köyü 240 ada 7 sayılı parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline” ilişkin kararı, davacı … ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiş, Dairenin 28.10.2010 gün ve 2009/1529 -201 sayılı kararı ile “kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakılmışsa da, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş devlet ormanı ile çevrili, 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesi hükmüne göre orman içi açıklığı niteliğinde olduğu, 15.07.2007 günlü Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu, H.G.K.’nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034, 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039, 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-581 sayılı kararlarında da açıklandığı gibi bu tür yerler kesinleşen orman kadastro sınırları dışında bulunsa bile, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağı, özel mülk olarak kişiler adına tescil edilemeyeceği gözetilerek bu parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına” değinilerek onanmış, bu kez, davacı …; taşınmazın orman ya da Hazine ile ilgisi olmadığı, yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu, adlarına tescili gerektiği, mahkemece yapılan incelemenin ve kararın yasal olmadığı iddiasıyla, Dairenin onama kararının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1988 ilâ 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilân edilen aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 ve 3302 sayılı yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
Kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritası ile eski tarihli memlekt haritası, amanejman planı ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayal araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi, ziraat uzmanı ve jeolog bilirkişi raporlarıyla çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman olarak nitelendirilmediği, açık tarım alanı olduğu, eylemli düz yapıda üzerinde ev ve meyve ağaçları bulunduğu, en az 35 – 40 yıl önce imar ihya edilerek tarım alanı niteliğiyle kullanıldığı bildirilmiş, yerel bilirkişiler ve tanıklar da davacı ve maliki evvellerin malik sıfatıyla 20 yıldan fazla nizasız ve kesintisiz zilyetliğini doğrulamışlardır. Getirtilen kayıtlara göre çekişmeli parselin komşularından olan, dava dışı aynı ada 6, 8, 9 ve 10 sayılı parselerin kadastro tesbit tutanakları da gerçek kişiler adına kesinleşerek tapuya kayıt edilmiştir. Sözü edilen bilirkişi raporları ve delliler ile çekişmeli parselin orman sayılan yerlerden olmadığı gibi, orman içi açıklığı da olmadığı, davacı gerçek kişi yararına dava ve tesbit tarihinden önce kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır. O halde, davanın kabulü ile çekişmeli parselin … adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi usûl ve yasaya aykırı olup, yerel mahkeme kararını bu nedenle bozulması gerekirken, onanmasına karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle, H.Y.U.Y.nın 440. maddesi gereğince davacı …’nın karar düzeltme istemini kabulü ile dairenin 28.10.2010 gün ve 2010/11800-13303 sayılı onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkemenin 01.03.2010 gün ve 2009/1529-201 sayılı kararının, çekişmeli parselin ev ve bahçesi niteliğiyle … adına tapuya tesciline karar verilmek üzere BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatıran gerçek kişiye iadesine 11.12.2012 gününde oy birliği ile karar verildi.