Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/8763 E. 2012/14427 K. 14.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8763
KARAR NO : 2012/14427
KARAR TARİHİ : 14.12.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında 237 ada 658 parsel sayılı 4319,23 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliğiyle davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 237 ada 658 parsel sayılı taşınmazın davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle, Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 20.03.2008 gün ve 2008/1142 -1138 sayılı bozma kararında özetle: “Davacının tutunduğu tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleriyle istenerek 3402 sayılı Yasanın 20. maddesi hükmü uyarınca usulüne uygun şekilde yerine uygulanması ayrıca çekişmeli taşınmaz sınırında eylemli biçimde orman bulunduğu için yöntemince orman araştırmasının yapılması” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu Yenice Beldesi 237 ada 658 nolu parselin tesbitinin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle, Daire tarafından bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11.03.2010 gün ve 2010/2045 – 3035 sayılı kararında özetle: “Mahkemece; dava konusu taşınmazın davacının dayandığı tapu kaydı sınırları içinde kaldığı ve zilyetliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; mahkemece, davacının dayandığı tapu kaydı sınırları taraf tanıkları ve tesbit bilirkişilerinden sorularak yapılan keşifte uygulanmamış, dört sınır itibarıyla taşınmaza uyup uymadığı saptanmamış, dayanılan Eylül 1318 tarihli 3 ve 4 nolu tapu kaydı sınırları kişi okumasına rağmen dava konusu 237 ada 658 nolu taşınmazın sınırında 237 ada 1 nolu eylemli orman bulunduğu dikkate alınmamış, eski ve yeni hava fotoğrafları ile bu fotoğraflardan elde edilmiş memleket haritaları ile topoğrafik fotogometri yöntemiyle düzenlenmiş kadastro paftası örneği getirtilerek uygulanıp taşınmazın niteliği ile konumu ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı saptanmadığı..” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulü ile 237 ada 638 parselin tesbitinin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesine göre yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 14.12.2012 gününde oy birliği ile karar verildi.