YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16682
KARAR NO : 2011/2498
KARAR TARİHİ : 10.03.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … köyü, 103 ada 5 parsel sayılı 8778,67 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı, dava konusu taşınmazın 750 m²’lik bölümünün kendisine ait olduğunu belirterek bu kısmın tespitinin iptali ile kendi adına tespit edilen 103 ada 4 nolu parsele eklenmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine ve davacı adına kayıtlı bulunan 103 ada 4 nolu parsele 02.06.2008 günlü fen bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 522,712 m²’lik kısmın ilavesi suretiyle kadastro haritasında yapılmış olan hatanın düzeltilmesine karar verilerek hükmün taraflara tebliğ sonucu 04.08.2008’de kesinleştirilmiş, daha sonra 02.09.2010 günlü ek kararla; 103 ada 4 nolu parsele eklenmesine karar verilen bölümün orman parselinde kalması nedeniyle sehven yapılan kesinleştirmenin iptaline, davaya dahil edilmeden aleyhine karar verilen Orman Yönetimine ek karar ve asıl kararın tebliğine karar verilmiş, bunun üzerine hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir.
Şöyle ki; her ne kadar mahkemece dava gerçek kişiler arasında görülerek tebliğ sonucu 04.08.2008’de kesinleştirilmişse de hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda, davacı tarafından istenilen yerin 103 ada 5 nolu taşınmaz içerisinde değil, … köyü 103 ada 61 nolu orman parseli içerinde kaldığı anlaşılmaktadır. Kadastro tespitine itiraz davaları tespit malikine karşı açılır. Ormanların mülkiyeti Hazineye, kullanma hakkı ise Orman Yönetimine aittir. Bu tür taşınmazlara yönelik açılacak davalarda Orman Yönetimi ve Hazinenin zorunlu dava arkadaşı olması nedeniyle her ikisine birden husumetin yöneltilerek davanın açılması gerekir. Davanın gerçek kişiler arasında görülüp sonuçlandırılması doğru olmadığı gibi bu haliyle karar da kesinleşmiş olmaz. Bu nedenle; mahkemece davanın husumetten reddi ile dava konusu 103 ada 61 nolu orman parselinin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre de; dava reddedildiği halde davalı olan 103 ada 5 nolu parselin tespit gibi tesciline karar verilmemiş olması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 10/03/2011 günü oybirliği ile karar verildi.