YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12281
KARAR NO : 2012/14184
KARAR TARİHİ : 10.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 06/06/2012 gün ve 2012/5595 – 2012/8585 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı tereke temsilcisi …vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlar temyiz aşamasında da ileri sürülmüştür.
Dairemiz kararı bu konulara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, usûl ve kanuna da uygundur. Şöyleki;
Davacılar vekili 07/03/2005 tarihli dilekçe ile … Köyü, Mertleme Mevkiinde bulunan hudutları yazılı 14.749 m2 taşınmazın, tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu, bu taşınmaz öncesinde 84.463 m2 iken orman kadastro komisyonunca orman olarak tesbitinin yapıldığını, müvekkillerinin davalılar ile birlikte müşterek murisleri olan … … tarafından Alanya Kadastro Mahkemesinin 1987/44 E. 1992/203 K. sayılı dosyasında orman kadastrosuna itiraz davası açıldığını, taşınmazın fen bilirkişi krokisinde (Z1) ile gösterilen 14.749 m2’lik bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiğini ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, muris … ‘in ölümümünden sonra sadece müvekkillerinin hissesinin tescili için Alanya Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2004/417- 634 E.K. sayılı dosyasında tescil istemi ile dava açtıklarını, mahkemece taşınmazın orman tahdidinin dışına çıkarılması tarihi olan 1987 tarihinden dava tarihi olan 1997 tarihine kadar 20 yıllık kazanım süresinin dolmadığı gerekçesiyle davalarının önce reddedildiğini, kararın temyizi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 09.04.2001 gün ve 2001/1959-2822 sayılı ilâmı ile ” Yörede 3116 sayılı Kanuna göre orman kadastrosu bulunmadığı ve 1986 yılında 6831 sayılı Kanuna göre ilk kez yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasında taşınmazın önce tahdit içerisine alınarak sonra nitelik yitirdiği kabul edilerek Hazine adına orman sınırları dışına çıkarma işleminin birlikte yapıldığını, salt 2/B madde uygulamasından söz edilemiyeceği gibi taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun dahi kesinleşen ve Orman Yönetimi ile Hazineyi bağlayan mahkeme hükmü ile belirlendiğinden davanın kabulüne karar verilmesi,” gereği ile bozulduğunu, taşınmazın … … mirasçıları adına verasetteki hisseleri oranında tapuya tesciline ilişkik kararın davalılarca temyizi üzerine bu kez, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 24.02.2003 gün ve 2003/463-1022 sayılı ilâmı ile ” Murisin terekesinin ölümü ile elbirliği (iştirak halinde) mülkiyet hükümlerine tabi olduğunu, mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay ve paydaya henüz sahip olmadıkalrını, bu nedenle pay tescilini isteyemiyecekleri ve birlikte hareket zorunluluğu olduğunu ve T.M.K.’nun 640 ve 702. maddelerine göre de dava şartı başlangıçta eksik olduğundan terekeye mümessil tayini suretiyle de bu eksikliğin esasen giderilemiyeceğinden taraf sıfatı yokluğunda davanın reddi gerektiği.” gereğine değinilerek bozulduğunu, dava bu nedenle usul şartı yokluğundan reddedilerek kesinleştiğini, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilir nitelikte orman sayılamayan ziraat arazisi olduğunu ileri sürerek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre davacılar müvekkilleri ile diğer davalı mirasçılar adına tescilini istemiştir. Mahkemece, taşınmazın muris … … tarafından sağlığında davalılar … ve …’e 25/04/1995 tarihli senetle hibe edildiği gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiş, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06.06.2012 gün ve 2012/5595 – 8585 sayılı kararı ile zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı belirtilerek hüküm onanmıştır.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 01/04/1987 tarihinde ilân edilip kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1959 yılında kesinleşmiştir.
Davacılar vekilinin karar düzeltme istemleri doğrultusunda; incelenen dosya kapsamına ve kararın dayandığı gerekçeye göre, tescili istenen çekişmeli taşınmazın 1987 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B çalışmasında orman sınırları içine alınması işlemine karşı muris … … tarafından Orman Yönetimi ve Hazine aleyhine açılan dava sonunda Alanya Kadastro Mahkemesinin 1987/44-1992/203 sayılı dosyasında, temyize konu 14.749 m2 taşınmaz bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğunun kesinleştiği, ancak; tescili istenen taşınmazın muris … … tarafından sağlığında davalılar … ve …’e 25/04/1995 tarihli senetle hibe edildiği ve zilyetliğinin devredildiği, bu hibe işlemine karşı diğer mirasçıların herhangi bir itiraz ve davalarının da olmadığı dikkate alındığında davacıların artık bu taşınmazda irsen intikale dayanan bir haklarının varlığından söz edilemiyeceğinden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, tereke temsilcisi vekilinin karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve H.U.M.K’.nun 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Kanunun 442. maddesi uyarınca takdiren 219.00.- TL. para cezası ile Harçlar Kanunu uyarınca 50.45.- TL. red harcının düzeltme isteyenden alınmasına 10/12/2012 gününde oy birliği ile karar verildi.