YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3080
KARAR NO : 2011/6493
KARAR TARİHİ : 30.05.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 110 ada 33 parsel sayılı 53130,65 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı gerçek kişiler, dava konusu edilen ve 110 ada 33 parsel içinde kalan taşınmazın kendi zilyetliklerinde olduğunu, yörede yapılan orman kadastrosu sırasında tahdit içine alınarak 2/B madde uygulaması ile dışarı çıkarıldığını ancak köyde ilan yapılmaması nedeni ile bu işlemin geçersiz olduğunu bildirerek taşınmazın adlarına tescili talebi ile dava açmışlardır. Mahkemenin davanın reddine dair verdiği karar Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06.10.2004 tarih 2004/3809-9923 sayılı ilamı ile davacıların zilyetliğe dayanarak orman niteliği ile Hazine adına tespit edilen 110 ada 33 parsele yönelik Orman Yönetimini taraf göstererek dava açtıkları, ormanların kuru mülkiyetinin Hazineye, irtifak hakkının Orman Yönetimine ait olduğu, bu nedenle; Hazinenin de davada taraf olarak yer alması gerektiği bildirilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddi ile 110 ada 33 parselin tespit gibi orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1967 yılında yapılmış ve kesinleşen orman kadastrosu ile 1994 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1967 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında orman sınırları içine alındığı ve orman kadastrosunun kesinleştiği, taşınmazın 1994 yılında yapılan 2/B madde uygulamasına konu olmadığı, yörede 1995 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında da 110 ada 33 parsel olarak orman vasfı ile Hazine adına tespit edildiği anlaşılmaktadır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1967 yılında orman kadastrosu yapılmış olup 6831 sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince “Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanakların askı suretiyle ilanı, ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir. Tutanak ve kararlara karşı askı tarihinden itibaren altı ay içinde kadastro mahkemelerine, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemeye müracaatla sınırlamaya ve bu Kanunun 2 nci maddesine göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı ile hak sahibi gerçek ve tüzelkişiler itiraz edebilir. Bu müddet içinde itiraz olmaz ise komisyon kararları kesinleşir. Bu süre hak düşürücü süredir. Ancak, tapulu gayrimenkullerde tapu sahiplerinin, 10 yıllık süre içerisinde dava açma hakları mahfuzdur.” Davacılar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiası ile dava açmış olduğundan, tahdidin yapılıp ilan edildiği tarihte 6831 sayılı Yasanın 11. maddesinde yazılı bir yıllık süre içinde orman kadastrosuna itiraz davası açması gerekirken, hak düşürücü
sürenin geçirilmesinden sonra 27.04.1995 tarihinde kadastro tespitine itiraz davası olarak eldeki davayı açtığı ve çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğu, yörede 1995 yılında yapılan genel kadastro işleminin davacıya kesinleşmiş orman tahdidinin iptali için yeni bir dava hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, davacıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 30/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.