YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11734
KARAR NO : 2011/10952
KARAR TARİHİ : 03.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili … köyü 101 ada 46 sayılı parselin evveliyatı ve eylemli durumunun orman olduğu ve zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğundan davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli taşınmazın tapusunun iptali ile (C) işaretli 45895 m² yüzölçümlü bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, (A) işaretli 1680 m² yüzölçümlü ve (B) işaretli 2725 m² yüzölçümlü bölümü yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman savına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Yasaya göre 1944 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1993’de yapılan eski tahdidin aplikasyonu ve 2/B madde çalışmaları kesinleşmeden iptal edilmiştir.
Yörede, genel arazi kadastro çalışmaları 26.01.1994 tarihinde kesinleşmiştir.
Yörede 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre 1944 yılında yapılan orman kadastrosu, 4785 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce kesinleşmiştir. 3116 sayılı Yasa sadece hangi taşınmazların Devlet Ormanı sayılacağını göstermiş ve devlet ormanlarının kadastrosunun yapılacağını öngörmüş olup tahdit dışında kalan yerlerde orman kadastrosunun yapıldığından söz edilemez. Bu nedenle dava konusu 106 ada 41 sayılı parselin 3116 sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinin dışında bulunduğu anlaşıldığından, çekişmeli taşınmaz yönünden ilk orman kadastrosunun 30.05.2005 tarihinde 4785 sayılı Yasa hükümleri gözönüne alınarak 6831 sayılı Yasaya göre yapıldığının kabulü gerekmektedir. Bu halde de; 3373 sayılı Yasayla değişik 6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesine göre askı ilan gününden itibaren 6 aylık sürede açılan orman kadastrosuna itiraz davalarına bakma görevi kadastro mahkemesine aittir. 6 aylık süre içinde dava açılmadığı takdirde orman tahdidi kesinleşir ve tahdidin kesinleşmesinden sonra açılacak davalar için görevli yargı yeri genel mahkemelerdir. Somut olayda, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde yapılan orman kadastrosunun sonuçları 24.01.2008 – 24.07.2008 tarihleri arasında ilan edilmiş olup dava ise, 18.01.2008 tarihinde açılmış olduğuna göre yargılamanın devamı sırasında yapılan bir orman kadastrosu söz konusu olduğundan dava orman tahdidine itiraz davasına dönüşmüştür. Orman kadastrosuna itiraz davalarına bakma görevi, kadastro mahkemesine aittir. Görev kamu düzenine ilişkin olup mahkeme tarafından resen gözetilmelidir.
Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; orman tahditine itiraz yönünden görevsizlik, tescil istemi yönünden ise ayırma kararı verilerek orman tahditine itiraz davasının bekletici sorun sayıp sonucunu beklemek ve orman tahditine itiraz davasının sonucuna göre tescil istemi hakkında olumlu olumsuz bir hüküm kurmaktan ibaret iken mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazine vekili ile davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 03/11/2011 günü oybirliği ile karar verildi.