YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4259
KARAR NO : 2011/5892
KARAR TARİHİ : 10.05.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, davaya konu, … KÖYÜ 63,64.134 ve 135 parsel sayılı taşınmazlar … köyü tüzelkişiliği adına; 56, 57 ve 74 parsel sayılı taşınmazlar, … oğlu … … ve arkadaşlarının zilyetliğinde olduğu belirtilerek Hazine adına, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72 ve 76 parsel sayılı taşınmazlar, 1949 yılında sürülerek tarla haline getirilmiş ise de devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu nedeniyle Hazine adına tesbit edilmiştır.
Davacıların Tapulama Komisyonuna yaptığı itirazın, bir kısım parsellerin dayanak vergi kaydı kapsamında kalmasına rağmen Tapulama Kanunu 33. maddeye uygun zilyetlik bulunmadığı, bir kısım parsellerin ise dayanak ilk tesisi (K.Evvel 308 tarih 44 ve 45 no olan) 24.04.1952 tarih 16 ve 17 numaralı tapular ile vergi kaydının 75 ve 65 numaralı parsellere uygulanarak sahiplerine verildiği, … ve değişir hudutlu olan kayıtların itiraz konusu parsellerle ilgisinin bulunmadığı ve zilyetliğin de 20 seneyi doldurmadığından reddedilmesi üzerine,davacılar dava konusu parsellerin tapu ve vergi kayıtları ile maliki olduklarını ileri sürerek komisyon kararinin iptaliyle taşınmazların adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine, … köyü 5, 6, 7, 8, 9, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 24, 40, 41, 47, 48, 49, 50, 51, 52 ve 54 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davanın reddine tesbit gibi davalı Hazine adına tesciline,
64, 134 ve 135 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davalarının reddine tesbit gibi … köyü tüzelkişiliği adına tesciline,
10, 12, 13, 14, 23, 25, 53 ve 63 parsel sayılı taşınmazların … ve arkadaşları adına tesciline,
26 parsel sayılı taşınmazın … … ve arkadaşları adına tesciline,
27 parsel sayılı taşınmazın … … ve arkadaşları adına tesciline,
28ve 29 parsel sayılı taşınmazların … … ve arkadaşları adına tesciline
30 ve 31 parsel sayılı taşınmazların … ve arkadaşları adına tesciline
32 numaralı parselin (a) ile gösterilen 7039 m2 yüzölçümündeki bölümünün … … ve arkadaşları (b) ile gösterilen 15121 m2 yüzölçümündeki bölümünün … … ve arkadaşları adına tesciline,
34 ve 36 parsel sayılı taşınmazların … … ve arkadaşları adına tesciline,
35, 37, 38, 39, 43, 46, 70, 71 ve 72 parsel sayılı taşınmazların … … ve arkadaşları adına tesciline,
-2-
2011/4259-5892
42 parsel sayılı taşınmaz … … adına tesciline,
45 parsel sayılı taşınmaz … … adına tesciline,
55 parsel sayılı taşınmazın … … ve arkadaşları adına tesciline,
56, 57 ve 74 parsel sayılı taşınmazların … … ve arkadaşları adına tesciline,
67 parsel sayılı taşınmazın … Benli adına tesciline,
66 ve 68 parsel sayılı taşınmazların … … adına tesciline,
69 parsel sayılı taşınmazın … … adına tesciline,
76 numaralı parselin Hazine adına olan kadastro tesbitinin iptaliyle bilirkişiler … … ve … … in 09.12.1996 tarihli rapor ve krokilerinde
(A) ile gösterilen 144406.90 m2 yüzölçümündeki bölümünün 6 pay kabul edilmek suretiyle; … … ve arkadaşları adına tesciline,
(B) ile gösterilen 125092.75 m2 yüzölçümündeki bölümünün …, ve arkadaşları adına tesciline,
(C) ile gösterilen 117609.80 m2 yüzölçümündeki bölümünün… … adına tesciline,
(D) ile gösterilen 120959.35 m2 yüzölçümündeki bölümünün … … ve arkadaşları adına tesciline,
(F) ile gösterilen 436668.40 m2 yüzölçümündeki bölümünün … … … ve arkadaşları adına tesciline,
(G) ile gösterilen 67105.70 m2 yüzölçümündeki bölümünün … … ve arkadaşları adına tesciline,
(H) ile gösterilen 59231.60 m2 yüzölçümündeki bölümünün … … ve arkadaşları adına tesciline,
(İ) ile gösterilen 63261.20 m2 yüzölçümündeki bölümünün … …, ve arkadaşları adına tesciline,
(L) ile gösterilen 61164.65 m2yüzölçümündeki bölümünün … …, ve arkadaşları adına tesciline,
(K) ile gösterilen 225989.20 m2 yüzölçümündeki bölümünün … … ve arkadaşları adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı HAZİNE vekili tarafından gerçek kişiler adına tesciline karar verilen taşınmazlara ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu davanın devamı sırasında 1994 yılında yapılmış,eldeki dava nedeniyle kesinleşmemiştir.
Yapılan incelemede,her ne kadar mahkemece davacı kişilerin dayandığı tapu kayıtları kapsamında kaldığından 25, 53, 63, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 34, 36, 35, 37, 38, 39, 43, 46, 70, 71, 72, 42, 45, 55, 56, 57, 74, 67, 66, 68, 69 ve 76 parsel sayılı taşınmazların gerçek kişiler adına tesciline yine, tapu kaydı kapsamı dışında olmakla birlikte dayanak vergi kaydı kapsamında ve zilyetlikle kazanma şartları oluştuğundan 10,12,13,14 ve 23 parsel sayılı taşınmazların da gerçek kişiler adına tesciline karar verilmiş ise de, davaci kişilerin dayandığı (öncesi K.evvel 308 tarih 44 ve 45 no olan 24.04.1952 tarih 16 v e 17 numaralı 50 ve 100 dönüm yüzölçümündeki tapu kayıtlarının cinsinin tarla olduğu, değişir ve genişletilebilir nitelikte hudutlar içirdiği,zeminde ise ormana komşu olduğu gibi dava konusu parseller arasında mera olarak tespit edilen parsel bulunduğu gözlendiğinden, çekişmeli taşınmazların öncesinin mera olup olmadığı ile orman niteliğinin ve hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği, mahkemece orman araştırması yapılmış ise de, taşınmazın eğiminin duraksamaya yer vermeyecek biçimde hesaplatılmadığı,orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde göstermedikleri için bilirkişi raporlarinin yeterli olmadigi, Toprak Tevzii Komisyonunca oluşturulan belirtmeliğin kapsadığı alanın ve bu çalışma ile mera olduğu saptanan yerlerin dava konusu taşınmazlara göre konumu ve nereye ait olduğu belirlenerek kroki üzerinde gösterilmediği, ayrıca, davacı kişilerin dayanak tapu ve vergi kayıtlarının hududunda gösterilen yerlerin kadastro sırasında ne olarak tespit edildiği ve
paftadaki konumunun ne olduğu, kişi taşınmazlarının hangi çap ve hangi parsel numarası aldığı saptanarak, yerel bilirkişiler ve fen ehli aracılığı ile … parsellerin dayanakları ile denetlenerek,sabit sınırdan başlamak suretiyle yöntemince zemine uygulatılıp gösterilmediği ve bu hususların kroki ekinde düzenlenecek rapor ile açıklanmadığı halde, mahkemece, bu hali ile Yargıtay denetimine açık olmayan kroki dayanak alınarak davacı kişilerin dayandığı tapuların 25, 53, 63, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 34, 36, 35, 37, 38, 39, 43, 46, 70, 71, 72, 42, 45, 55, 56, 57, 74, 67, 66, 68, 69 ve 76 parsel sayılı taşınmazları kapsadığının kabulünün doğru olmadığı,keza,davaci kişilerin dayanak tapu kayitlarinin kapsamı dışında olmakla birlikte dayanak vergi kaydı kapsamında kaldığı kabul edilen 10, 12, 13, 14 ve 23 parsel sayılı taşınmazların öncesinin zilyetlikle kazanmaya elverişli taşınmaz olup olmadığı,tespit tarihinden önceki tarihlerde çekilmiş hava fotoğrafları kesifte uzman bilirkişilere uygulatılarak,dava konusu yerlerdeki kullanım durumunu gösteren çizgiler olup olmadığı dahi saptanmamıştır. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu nedenle,öncelikle çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması gerekir. çekişmeli taşınmazın öncesinin orman niteliğinin ve hukuki durumunun belirlenmesi ve eğiminin doğru olarak hesaplanması için, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile M.Y.’nın 713. maddesine dayanılarak açılan davalarda dava tarihinden, kadastro tespitine itiraz davalarında ise tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, memleket haritası, hava fotoğrafı, amenajman planı, münhanili harita ve topografya haritası çekişmeli taşınmaza ve çevresine uygulanarak haritalardaki konumu saptanıp, taşınmazın eğimi duraksamaya yer vermeyecek biçimde hesaplatılmalı, anılan belgeler, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 3/3/.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, hukuken ve bilimsel olarak ve Hukuk Genel Kurulunun 15.11.2000 gün ve 2000/20-1663/1694 sayılı kararında açıklandığı gibi eğimi % 12’nin üzerinde olan toprak ve orman muhafaza karakteri taşıyan funda veya makiliklerle örtülü yerlerin orman niteliğinde ve 6831 sayılı Yasanın 1/j bendi kapsamı dışında olduğu gözetilmelidir.
Yapılan orman araştırması sonucunda; dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde,dayanak tapu kayıtları ile,davacı kişilerin dayandığı vergi kaydının hududunda gösterilen yerlerin kadastro sırasında ne olarak tespit edildiği ve paftada ne şekilde gösterildiği,kişi taşınmazlarının hangi çap ve hangi parsel numarası aldığı saptanarak, dayanak tapu kaydını,değişebilir ve genişletilebilir sınırlar içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Yasanın 20/C ve 32/3. Maddeleri gereğince yüzölçümüne değer
verilerek kapsamı belirlenmeli, dayanak vergi kaydından ve tapulardan revizyon görüp de hakkında dava açılmadan kesinleşen parseller varsa bu taşınmazlar da gösterilerek kroki çizdirilmeli, Toprak Tevzii Komisyonunca oluşturulan belirtmeliğin kapsadığı alanın ve bu çalışma ile mera olduğu saptanan yerlerin dava konusu taşınmazların neresini kapsadığı belirlenerek kroki üzerinde gösterilmeli, kadastro sırasında çekişmeli yerlerin yakınında mera ve orman olarak tespit edilerek kesinleşen parseller krokide gösterilmelidir.
Dava konusu taşınmazlardan tapu kapsamı dışında mera olmayan, orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerler olduğunun belirlenmesi halinde, bu taşınmazlar ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile, tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler Ziraat Fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile üç yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, tespit tarihinden önceki tarihlerde cekilmis hava fotoğraflarında,dava konusu yerdeki kullanim durumunu gosteren çizgilerin durumu incelenmeli, bu çizgiler görülmüyorsa o tarihte kullanilmayan yer olduğu düşünülmeli, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan BÖHHBÜY (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle taşınmazların konumu, hava fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen belgelere incelenip uygulatılarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli, taşınmazın eski ve yeni niteliği konusunda jeoloji mühendisinden de ayrıntılı rapor alınmalı, keşif sırasında taşınmazı çeşitli yönlerinden fiili durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dava dosyası içine konulmalı, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin,eksik incelem,e araştırma ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı HAZINE vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 10/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.