Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/11372 E. 2011/10704 K. 28.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11372
KARAR NO : 2011/10704
KARAR TARİHİ : 28.09.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 10/04/2008 gün ve 2008/1288-1442 sayılı bozma kararında özetle; “Dava ve temyize konu taşınmazın sınırında eylemli biçimde devlet ormanı bulunmaktadır. Nevar ki; mahkemece, orman yönünden yöntemine uygun bir araştırma ve soruşturma yapılmamıştır. Böylesine yetersiz araştırma ve uygulama ile hüküm verilemez. O halde; sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava ve temyize konu taşınmazın bulunduğu bölgede 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca orman sınırlandırması ve orman sınırlarında değişiklik yapılmasıyla ilgili yönetimsel işlemler yapılmış ise bölgede ilk kez yapılan çalışmalarda düzenlenen orman sınırlandırma harita ve tutanağı ve eki belgeler kesinleşme günlerini gösterecek şekilde orman idaresinden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız yerel ve uzman bilirkişi fen memuru ve uzman ormancı bilirkişi hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi yardımı uzman ormancı bilirkişi eliyle bölgede orman sınırlandırması ve eki belgeler yerine uygulanmalı, uygulamada kadastro paftasının ölçeği ile orman sınırlandırma yapılmış ise orman sınırları dışına çıkarma ile ilgili yönetimsel işlemlerin dayanağı haritaların ölçekleri eşitlenmeli, yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle haritalar çakıştırılarak yerine uygulanmalı, özellikle uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, taşınmazın bulunduğu bölgede orman sınırlandırması yapılmamış ise 6831 sayılı Yasanın 1. maddesi hükmü uyarınca orman araştırması yapılmalı, ayrıca taşınmazın imar ve ihyasına hangi günde başlanıldığı, taşınmazın hangi günde imar ihyasının tamamlandığı duraksamasız saptanmalı, bu konuda yerel bilirkişiden olaylara dayalı bilgi alınmalı, gerektiğinde yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi belirlenmeli, dava konusu taşınmazdan bölünme, dava dışı başka taşınmaz yada taşınmazlar varsa ve davalı iseler usulün 43 ve onu izleyen maddeleri hüküm uyarınca dava dosyaları birleştirilmeli, bu olgunun sağlıklı sonuca varmanın ve dava ekonomisine uymanın temel koşulu olduğu düşünülmeli, davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14/son maddesi hükmü uyarınca davalı taraf ile bayileri (bağışlayanı) M…. …’in aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit yada tescil edilip edilemediği saptanmalı, uzman ormancı bilirkişiden ve uzman fen memurundan keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye ve uzman ormancı bilirkişiden çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığını duraksamasız gösterecek ve mahkeme gözlemini yansıtacak biçimde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve kesinleşen yönler göz önüne alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine ve çekişmeli 242 ada 74 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisinin 09/10/2010 tarihli raporunda krokide (B) harfi ile gösterilen 24509,43 m2, (C) harfi ile gösterilen 5612,37 m2 ve (A) harfi ile gösterilen 25743,80 m2 yüzölçümündeki kısımlarının ham toprak vasfı ile davacı Hazine adına, (A1) harfi ile gösterilen ve kırmızı kalem ile taralı 4360,155 m2 yüzölçümündeki kısmının bahçe vasfı ile davalı … … oğlu … adına ve (A1) harfi ile gösterilen ve mavi kalem ile taralı 2205,505 m2 yüzölçümündeki kısmının ise bahçe vasfı ile davalı … … oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak 19.01.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaz” ve yine 6099 sayılı Yasanın 17. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen geçici 11. maddesinde “Bu Kanununun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri içinde uygulanır” hükümleri uyarınca davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğinden hükmün vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Bu sebeple; hükmün yargılama giderlerine ilişkin 5, 7 ve 8. bentleri tamamen hükümden çıkarılarak, bunların yerine “19.01.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi ve 6099 sayılı Yasanın 17. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen geçici 11. maddesi uyarınca davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları peşin temyiz harcının istek halinde iadesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 28/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.

..