Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/6100 E. 2010/8776 K. 12.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6100
KARAR NO : 2010/8776
KARAR TARİHİ : 12.07.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesipit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine senede dayalı takip başlattığını, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir alacak-borç ilişkisi bulunmadığını, ayrıca senetteki alacaklı kısmının silinmek suretiyle davalının adının yazıldığını, müvekkilinin, davalının eşi …’ya kuaför dükkanını içindeki malzemelerle birlikte 24.000 YTL’ye noterde sattığını, parasını aldığını, satıştan cayma ihtimali gözönünde bulundurularak alıcı …’ya 24.000 YTL bedelli teminat senedi verildiğini, adı geçen kişinin bu yeri 2006 yılı Ağustos ayından beri kullanmakta olmasına rağmen devralmadığını, davalının sözkonusu senedi tahrif ederek takibe koyduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senette tahrifat yapılmadığını, senedin takibe konulduğu şekliyle davacıdan alındığını, sözleşme kapsamında verilen senetle takibe konu senedin aynı senet olmadığını, davacının satıştan vazgeçerek sözleşmeye konu yeri kendisinin çalıştırmaya devam etiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve tanık beyanlarına göre, bononun lehtar kısmında düzeltme yapıldığı ve bu düzeltmeden sonra tarafların bonoyu imzaladığı, TTK’nun 660. ve 690. maddeleri gereğince de bonoda yapılan düzeltmelerden tarafların sorumlu olduğu, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 12.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.