YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1937
KARAR NO : 2012/7843
KARAR TARİHİ : 23.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, kadastro yenileme çalışmaları sırasında Yenimuhacır beldesi, 145 ada 1 parsel olarak arsa niteliğinde davalı adına kayıt edilen 23511,49 m2 yüzölçümündeki (eski 4681 sayılı parsel) taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile kadastro mahkemesinde dava açmış, mahkemece davanın kabulüne, 145 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (a) harfi ile gösterilen 12500,00 m2 bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, davalı …’nin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18.03.2003 gün ve 2002/7772-2003/1785 sayılı bozma kararı ile özetle: “Orman Yönetiminin dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile davalı tapusunun iptali ve orman olarak Hazine adına tescile ilişkin açtığı davada çözüm yerinin genel mahkemeler olacağı düşünülerek görevsizlik kararı verilmesi” gereğine değinilmiş, kadastro mahkemesince bozmaya uyulup, görevsizlik kararı verilerek dosya asliye hukuk mahkemesine gönderilmiş, asliye hukuk mahkemesince davanın dinlenebilir mahiyette olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, mahkemece verilen bu ilk hüküm davacı … Yönetiminin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07.07.2005 tarih ve 2005/4827-9284 sayılı bozma kararında özetle, “Mahkemece inceleme ve araştırma yapılmadan davanın dinlenemeyeceği belirtilerek reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. O halde, asliye hukuk mahkemesince yapılacak iş: İşin esasına girilerek, yörede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı araştırılarak, yapıldı ve kesinleşti ise, öncelikle kesinleşmiş orman tahdit haritası uygulanarak taşınmazın tahdit hattına göre konumunun belirlenmesi, orman kadastrosu yapılmadı ise, en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı bulunduğu yerden getirtilerek, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumunun saptanması; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan maddeleri de 22.02.2005 gün ve 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresinin incelenmesi; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli raporun alınması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra bağlayıcı nitelikteki dairemiz kararına rağmen yenileme işlemleri sonucunda çıkan uyuşmazlıklar 3402 sayılı Kadastro Yasası çerçevesinde kadastro mahkemelerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ve verilen bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşerek dosya kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Keşan Kadastro Mahkemesinin 13.11.2009 tarih ve 2009/1-1 sayılı görevsizlik kararının temyiz edilmesi üzerine Dairemizce taşınmazın öncesi itibarıyla orman olduğuna yani mülkiyete ilişkin bulunduğu, bu konunun dairenin 2005/4827 ve ondan önceki 2002/7772 sayılı bozma kararlarında ayrıntılı olarak açıklandığı, bozma kararına uyulmakla taraflar lehine usulü kazanılmış hak oluşacağı ve sonuç olarak uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemenin görevli olduğu gözönünde bulundurularak verilen görevsizlik kararının yerinde olduğu gerekçesiyle kadastro mahkemesince verilen görevsizlik kararı, 03.11.2010 tarih ve 2010/10003-13539 sayılı kararı ile onanması üzerine dosya asliye hukuk mahkemesine intikal ettirilmiştir. Asliye hukuk mahkemesince yapılan yargılama sonunda, çekişmeli taşınmazın eski tarihli resmî belgelere göre orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman savına dayalı tapu iptali tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1982 yılında genel arazi kadastrosu ile 2000 yılında pafta yenileme çalışması yapılmıştır. 1973 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1980 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 23/05/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.