YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4633
KARAR NO : 2010/8890
KARAR TARİHİ : 14.07.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Davacı tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahiller … Panel A.Ş. vekili ile … Finansal Kiralama A.Ş.vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, inşaat sektöründe faaliyet gösteren müvekkili şirketin ekonomide yaşanan daralmanın etkisiyle borca batık hale geldiğini, sunulan iyileştirme projesi çerçevesinde uygulanacak iyileştirme tedbirleriyle borca batıklıktan kurtulmasının mümkün olduğunu belirterek, müvekkili şirketin iflasının 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, rayiç değerlere göre davacının borca batık olduğu, davacının sermaye artışı yaparak alacaklılarının büyük bir çoğunluğuyla anlaştığı, iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olduğu belirtilerek şirketin iflasının 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiş, hüküm müdahiller … Panel A.Ş. vekili ile … Finansal Kiralama A.Ş.vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile malî durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda özet olarak; şirketin borca batık olduğu, kök raporda belirlenen eksik belgelerin bir kısmının ikmal edildiği, sermaye artışının ¼’ünün 30.9.2009 tarihine kadar ödenmesi gerektiği, yeni ortak alımı konusunda profesyonel şirketlerle iletişim kurulmasının gerekli olduğu, raporda belirtilen konular açıklığa kavuşturulduktan ve tespit edilen eksiklikler giderildikten sonra şirketin iflâsının uygun olabileceği belirtilmiş, mahkemece bu bilirkişi raporu hükme esas alınarak iflasın ertelenmesine hükmedilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi kök ve ek raporlarına göre karar verildiği belirtilmişse de; bilirkişi ek raporunda belirtilen eksikliklerin giderilip giderilmediği veya açıklığa kavuşturulması gereken konuların ne suretle izah edildiği hakkında bilirkişi raporu alınmamış, kararın gerekçesinde de bu meseleler Yargıtay denetimine elverişli şekilde detaylı olarak analiz edilmemiş, kayyım raporunda dahi bu hususlara değinilmemiştir. Bu durumda davacı tarafın beyanları ya da mahkemece atanmamış mali müşavirin tespit ve görüşlerine dayanılarak hüküm kurulamaz. Mahkemece bu yönler üzerinde durularak, özellikle de sermaye artış bedelinin usulüne uygun şekilde şirket kasasına girip girmediği konusunda uzman bilirkişiden rapor alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden müdahiller vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 14.7.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.