YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6567
KARAR NO : 2011/9953
KARAR TARİHİ : 15.09.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesiyle … köyünde bulunan taşınmazın kayınvalidesinden miras kaldığı ve 100 yıldır zilyetliklerinde bulunduğu halde bölgede yapılan orman kadastrosu çalışmaları sırasında kadastro komisyonu tarafından orman sayılarak orman alanı içinde bırakıldığını belirterek taşınmazın orman tahdit sınırları dışına çıkarılmasını istemiş, 17.07.2009 günlü dilekçesiyle davasından feragat etmiştir. Mahkemece, feragat nedeniyle davanın reddine ve dava konusu taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, kısmi ilan süresi içerisinde açılan orman kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.
Bölgede, 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosyanın yapılan incelenmesinde; davacı … tarafından … köyünde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan çalışmalarda orman sınırları içinde bırakılan taşınmazının orman sınırları dışına çıkarılması isteğiyle Orman Yönetimine husumet yöneltilerek dava açıldığı, daha sonra yapılan kültür arazilerinin kadastrosu sırasında dava konusu taşınmaz hakkında 116 ada 3 parsel numarasıyla tespit tutanağı düzenlenip malik hanesi açık bırakılarak mahkemeye gönderildiği halde kamu düzeni nedeniyle, kadastro hakimi düzenli sicil oluşturmakla görevli olduğundan tutanak iktisabında zilyet olarak ismi yazılı … kızı … davaya dahil edilip taraf oluşturulmadan ve tarla niteliğiyle tespit edilen taşınmazla ilgili keşif yapılmadan orman niteliğiyle tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle; mahkemece zilyet olan … kızı … davaya dahil edilmeli, sunacağı deliller varsa toplanmalı, taşınmaz yönünden keşif yapılıp eylemli durumu ve konumu belirlenmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik incelemeyle yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de; mahkemece 3402 sayılı Yasanın 31/son hükmüne göre vekalet ücretine hükmolunması gerekirken davalı … Yönetimi yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.100,00.-TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 15.09.2011 günü oybirliği ile karar verildi.