Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8982 E. 2011/11352 K. 11.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8982
KARAR NO : 2011/11352
KARAR TARİHİ : 11.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan yargılaması sonunda davacı gerçek kişinin davasının reddi, Hazinenin tescil isteminin kabulü yolunda kurulan 17.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı gerçek kişiler, duruşmasız olarak incelenmesi ise Orman Yönetimi ve … Belediyesi tarafından istenilmekle, tayin olunan 11/10/2011 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davacı gerçek kişiler vekili Avukat … geldi, karşı taraftan Hazine vekili Avukat … ile temyiz eden davalı Orman Yönetimi vekili Avukat … geldi başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişiler 10.03.2009 tarihli dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … … beldesinde bulunan 5500 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığı, malik sıfatıyla çekişmesiz ve aralıksız 30 yıldan fazla zilyet ettiği, yararına zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince adına tapuya tescili istemiyle dava açmış, Davayı Orman Yönetimi ve … Belediyesine yaygınlaştırmıştır. Hazine taşınmazı Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece gerçek kişinin davanın REDDİNE, Hazinenin tescil isteminin KABULÜNE, çekişmeli … ilçesi … beldesinde bulunan ve fen bilirkişi krokisinde gösterilen 5353 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 2/B niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, karara krokisinin eklenmesine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler, davalı … Belediyesi ve davalı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel kadastroda tapulama dışı bırakılan taşınmazın Türk Medeni Yasasının 713. maddesi gereğince tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1990 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1) İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporlarıyla çekişmeli taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilecek yerlerden olmadığı belirlenerek, gerçek kişilerin davasının reddine ve Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı gerçek kişinin ve davalı Belediyenin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince; keşif ve bilirkişi raporlarıyla çekişmeli parselin yörede 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakılmışsa da, 1956 yılında yapılan genel kadastroda çalılık olarak tapulama dışı bırakıldığı, 1957 tarihli memleket haritasında orman olarak nitelendirildiği, daha sonraki yıllarda ormandan açılarak tarım alanı haline getirildiği belirlenmiştir.
Her ne kadar çekişmeli parsel 1942 yılı orman tahditi dışında bırakılmışsa da, 4785 sayılı Yasa hükümlerine göre devletleşen ormanların kadastrosu henüz yapılmadığı, 1990 yılında sadece 1942 yılında yapılan orman tahditinin aplikasyonu yapıldığı gibi, 4999 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 7 ve devamı maddelerine göre orman olarak sınırlandırıma olanağı vardır. Başka deyişle çekişmeli taşınmaz devlet ormanı sayılıan yerdir.
Diğer taraftan 6831 sayılı Yasanın 7 ve devamı maddelerine göre bilim ve fen bakımından 31.12.1981 tarihinde önce orman niteliğini tam olarak kayıp eden yerlerin, nitelik kaybı nedenleriyle orman sınırları dışına çıkarılması yetkisi sadece orman kadastro komisyonlarına ait olup, mahkemelerin böyle bir yetkisi yoktur.
Açıklanan hususlar gözetilerek, devlet ormanı olduğu saptanan taşınmazın bu niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, taşınmaz 2/B uygulamasına konu edilmediği halde, 2/B’lik yer niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle davacı gerçek kişilerin ve davalı … Belediyesinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine, Yargıtay’daki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesine göre taktir edilen 825,00.-TL.’nin davacı gerçek kişiden alınarak davanın reddine ilişkin neden, Orman Yönetimi ve Hazine için ortak olduğundan, eşit olarak kendilerini avukat ile temsil ettiren Orman Yönetimi ile Hazineye verilmesine, 11.10.2011 günü oybirliği ile karar verildi.