YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1849
KARAR NO : 2011/6231
KARAR TARİHİ : 24.05.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2008/3071-3535 sayılı bozma kararında; “Davacı tarafın davası taşınmazın bir bölümüne yöneliktir. Taşınmazın tesbitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılamada mülkiyet belgesi niteliğinde bir belgeye de taraflar dayanmamışlardır. Davalı taraf kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, açık bir deyişle tesbit nedenlerine dayanmış, davacı taraf ise davalı taraf yararına taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürmüştür. Somut olayda bu olgular eşliğinde kanıtlama yükümlülüğünün davacı tarafa ait olduğu kuşkusuzdur.
Az yukarıda saptanan hukuksal olguların ışığı altında somut olaya bakıldığında dava konusu 135 ada 9 parsel sayılı taşınmazın sınırlarında eylemli biçimde devlet ormanı bulunmaktadır. Ne var ki, mahkemece orman yönünden yöntemine uygun bir araştırma ve soruşturma yapılmadığı gibi hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık anlatımları arasındaki çelişki duraksamaya meydan vermeyecek biçimde giderilmemiş, davacının tutunduğu 1959 tarihli senette yöntemine uygun biçimde yerel ve uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmamıştır. Böylesine yetersiz araştırma ve uygulama ile hüküm verilemez.
Bu nedenle, mahkemece usulüne uygun orman araştırması yapılmalı, uzman ormancı bilirkişilerden ve uzman fen memurundan keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığını duraksamasız gösterecek biçimde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bu doğrultuda yapılacak araştırma ve uyguluma sonucunda dava konusu orman sayılan yerlerden olmadığı sonucuna varıldığı takdirde davacının tutunduğu 1959 tarihli senet yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kapsamı belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi.” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davacı … Özbay’ın davasının reddine, müdahil Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulü ile dava konusu 135 ada 9 sayılı parselin kadastro tespitinin iptaliyle 01/09/2010 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) işaretli 263,35 m2’lik bölümün son parsel numarası verilerek orman niteliği ile Hazine adına, (B) işaretli 2249,52 m2’lik bölümün tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosu vardır.
1) Orman Yönetiminin temyiz itirazları yönünden;
Taraflar arasındaki dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflarca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine miras yoluyla gelen hakka ve paylaşıma dayandırıldığına göre bu tür davalarda Orman Yönetimine husumet düşmeyeceği gibi, mahkemece kendiliğinden Orman Yönetiminin davaya dahil edilmesi de Yönetime taraf sıfatını kazandırmaz. Yönetimin usulüne uygun
açılmış bir davası bulunmadığı gibi harcı yatırılmak suretiyle davaya müdahalesi de bulunmamaktadır. Hükmün sadece taraflarca temyiz edilebileceği gözetilirek Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin REDDİNE karar verilmiştir.
2) Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davacının ninesi Döndü’den gelen dava konusu taşınmazlarda fazladan hissesi bulunduğu hissesinin artırılması gerektiği iddiasını ispat edemediği gibi, Döndü’nün kökten bu taşınmazlarda hisse sahibi olduğunu ispat etse dahi çok uzun süredir davalıyla ortak girdiği sabandan aldığı 1/3 hisseye razı olup kadastro geçene kadar her hangi bir niza çıkarmadığı, nizasız ve uzun süreli kullanımın paylaşıma karine sayılacağı, bu haliyle davalı yararına eklemeli zilyetlikle tespit tarihine kadar 3402 sayılı Yasanın 14 maddesinde öngörülen 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı şartlarının da oluştuğu belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından hükmün ONANMASINA … verilmiştir.
SONUÇ: 1) 1. bentte açıklanan nedenlerle, Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine
2) 2. bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine 24/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.