YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/20200
KARAR NO : 2010/641
KARAR TARİHİ : 26.01.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE-KTK.
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne; fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen Doğusu: …’e ait taşınmaz, Batısı: … taşınmazı, Kuzeyi: … numaralı … taşınmazı, …,… taşınmazı ile çevrili bulunan 17395.10m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı gerçek kişi adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Maksutuşağı Köyünde 08/11/2004 tarihinde 169 nolu orman kadastro komisyonunca 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosuna başlanmış, bu çalışma 26/11/2005 tarihinde sonuçlandırılarak 10/04/2006 tarihinde ilan edilmişse de çekişmeli yer bu çalışma alanının dışında, … Köyü sınırlandırma alanında bırakılmıştır. … Köyünde ise henüz orman kadastrosu yapılmamıştır.
Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1962 yılında yapılmış ve 26/06/1963 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece çekişmeli yerin zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Dairemizin iade kararı üzerine mahkemece orman mühendisi … ‘den alınan 25/12/2009 tarihli ek raporda çekişmeli yerin 1948 tarihli hava fotoğrafı üzerindeki yeri gösterilmiş olup bu uygulamada taşınmazın bir bölümü koyu renkli alanda görünmektedir. Ancak bilirkişi tarafından bunun nedeni açıklanmamış, koyu renkli bu görünümün hangi tür bir bitki örtüsünden kaynaklandığı belirtilmemiştir.
Dosya arasında bulunan Kadastro Müdürlüğünün 27/05/2008 tarihli yazısında taşınmazın yörede 1963 yılında yapılan tapulama sırasında … Yatağı olması nedeniyle tapulama dışı bırakıldığı açıklandığı halde taşınmaz başında yapılan keşifte jeolog bilirkişinin bilgisine baş vurulmamıştır. Kadastro paftasında da kumluk alanda görülmektedir.
Çekişmeli yer 343, 505, 34 ve 10 sayılı kadastro parsellerine bitişiktir. Mahkemece bu parsellere ait tutanaklar ile özellikle bunların dayanağını oluşturan kayıtlar; mahkeme dosyaları keşifte yerel bilirkişi eliyle uygulanarak çekişmeli yer yönünü ne olarak okudukları üzerinde durulmamış, tanık anlatımları denetlenmemiştir.
-2-
2009/20200-2010/641
Bu nedenle; mahkemece dosyada raporu bulunan orman mühendisi bilirkişiden ek rapor alınarak taşınmazın 1948 tarihli hava fotoğrafındaki görünümünün sebebi açıklattırılmalı, bir jeolog ve bir fen elemanı eşliğinde taşınmaz başında yeniden yapılacak keşifte taşınmazın … yatağı olup olmadığı araştırılarak bilimsel verilere dayalı yeterli rapor alınmalı, komşu parsel dayanakları ve varsa dosyaları yerel bilirkişi eliyle uygulanıp çekişmeli yer yönünü ne okudukları oluşturuldukları tarih de gözetilerek denetlenmeli, taşınmaz üzerindeki zilyetlik süresinin kaç yıla uzandığı kesin bir biçimde saptanmalıdır.
Değinilen yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 26/01/2010 günü oybirliği ile karar verildi.