YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6942
KARAR NO : 2011/6749
KARAR TARİHİ : 02.06.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastrosu sırasında … ilçesi, … mahallesi 1459 ada 2 parsel sayılı 1118,11 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle bahçe niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar, tutanağın beyanlar hanesinde babaları ile birlikte kendileri lehine şerh verildiğini, ancak baba isimleri “…” olmasına rağmen tutanağın beyanlar hanesine “… …” olarak yazıldığından bahisle tutanağın beyanlar hanesinde geçen “… …” baba isminin “…” olarak düzeltilmesi istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece, davacıların davasının kabulüne ve … ilçesi, … mahallesinde bulunan 1459 ada 2 Parsel sayılı 1118,11 m²’lik taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine “İş bu taşınmaz bahçe olarak 20 yıldan beri … … oğlu … ve … ve … …’in müştereken fiili kullanımındadır.” ibaresinin yerine “İş bu taşınmaz bahçe olarak 20 yıldan beri … … oğlu … … ve … … oğlu … ve …’in müştereken fiili kullanımındadır” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Kural olarak; kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin taşınmazın tespit maliki olan Hazineye yöneltilmesi zorunludur. Ancak; davacılar dava dilekçesinde davalı olarak Kadastro Genel Müdürlüğüne husumeti yönelterek dava açmışlardır. Davacıların asıl dava etmek istediğinin Kadastro Genel Müdürlüğü değil Hazine olduğu belirgin olup yargılama sırasında Kadastro Genel Müdürlüğü, Hazine vekili tarafından temsil edilmiş bulunmaktadır ve ortada belirgin bir biçimde temsilde yanılma hali bulunduğundan bu durumun mahkemece resen gözetilmesi ve davanın usulünce gerçek hasma
yönlendirilmesi için davacı tarafa olanak sağlanması ve Kadastro Genel Müdürlüğünün davada taraf sıfatı bulunmadığından Kadastro Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. (HGK.2010/7-70-86 sayılı kararı)
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 02/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.