Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/2575 E. 2011/5916 K. 11.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2575
KARAR NO : 2011/5916
KARAR TARİHİ : 11.05.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … köyü 102 ada 36, 107 ada 3, 108 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kalan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, davacı gerçek kişi ise dedelerinden kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece Hazinenin davasının esastan reddine, gerçek kişinin davasının Hazineyi hasım göstermiş olması nedeniyle husumetten reddine ve dava konusu parsellerin tespit gibi davalı adına tapuya tecsiline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki; çekişmeli taşınmazlardan 102 ada 36 parselin güneyindeki 3 parsel mera olarak tesbit edilmişse de Kadastro Mahkemesinin 2008/46 sayılı dosyasında yargılamaya konu edilerek orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verildiği halde 36 parselin ormanla ilişkisi belirlenmemiş, aynı şekilde 2 ve 3 parsellerin komşu adalarındaki taşınmazların niteliği, orman ya da kaçak yitik kişilerden kalan yerlerden olup olmadıkları araştırılmadan, kadastro tutanakları ile 1962 yılında yapılan Toprak Tevzi çalışmasına ait belirtmelik tutanakları getirtilip çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak gösterdikleri belirlenmeden karar verilmiştir
O halde; mahkemece, Ziraat Fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile bir yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte ,dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ve tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş steoroskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar steoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazların niteliğinin bu belgelerde ne şekilde
görüldüğü belirlenmeli, dava konusu taşınmazların orman ya da 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesinde orman içi açıklık olup olmadığı belirlenmeli, 102 ada 36 parselin kuzeyindeki 28 parselin de kuzeyinde yer alan komşu parsel ile 107 ada 3 ve 108 ada 2 parsele komşu olan 114 ada 4 ve 5; 102 ada 182, 183, 184 ve 185 parsellere ait kadastro tespit tutanakları ile Toprak Tevzi paftaları ve belirtmelik tutanakları getirtilerek, çekişmeli taşınmazların olduğu yönü ne olarak gösterdiği belirlenmeli,taşınmazların orman olmadığı, kaçak ve yitik kişilerden de kalmadığı anlaşıldığı takdirde, öncesinin ne olduğu, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü, kimden kime geçtiği ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak sorulup saptanmalı, bu konuda tespit bilirkişilerinin de bilgisine başvurulmalı, ziraat uzmanından bu konularda bilimsel verilere dayalı, doyurucu rapor alınmalı, bu şekilde toplanacak deliller çerçevesinde karar verilmelidir
Böylesine bir inceleme yapılmadan eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 11.05.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.