YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1294
KARAR NO : 2012/8040
KARAR TARİHİ : 28.05.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında …. köyü 188 ada 8 parsel sayılı 626,55 m2, 189 ada 9 parsel sayılı 472,64 m2 ve 189 ada 5 parsel sayılı 159,33 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, çamlık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüyle 188 ada 8 parselin tarla vasfıyla ¼’er hisseli olarak …, …, … ve ….adına tapuya kayıt ve tesciline, 189 ada 5 parselin orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; 189 ada 9 parsele yönelik davanın reddine ancak, bu parsel hakkında kadastro mahkemesinde dava açılmış olduğundan mükerrer karara neden olmamak için tutanak hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından 188 ada 8 parsele yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1964 yılında yapılan orman kadastrosu ile 26.04.1979 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ve 14.03.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla dava açmış olup taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olup olmadığı taşınmaz başında ziraatçı bilirkişi incelemesi yapılarak tespit edilmemiştir.
Mahkemece, bir ziraat mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli 188 ada 8 parsel sayılı taşınmazın ziraat alanı olarak kullanılıp kullanılmadığı, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı, davacı tarafından imar-ihya yapılıp yapılmadığı, imar ve ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, hangi tarihten beri ziraat alanı olarak kullanıldığı, çekişmeli taşınmazın fiili durumunu da belirtir şekilde rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA 28/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.