Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8568 E. 2011/12369 K. 01.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8568
KARAR NO : 2011/12369
KARAR TARİHİ : 01.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazinenin 1981 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında davalı adına 21.700 m2 miktarında tarla niteliği ile tespit edilen ve tapu kaydı oluşan 494 parsel sayılı taşınmazın orman olduğu iddiası ile açtığı tapu iptali ve tescil davasının mahkemece reddine ilişkin verilen hükmünün Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 2004/2241-2332 sayılı bozma kararı ile; “Yörede orman kadastro çalışması yapılmamıştır. 1981 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmalarında dava konusu olan 494 parsel ile birlikte dava dışı 459 parsele 1937 tarih 78 nolu vergi kaydı uygulanmıştır. Söz konusu vergi kaydı dosyada bulunmadığı gibi özel idare müdürlüğü tarafından da yıprandığı belirtilerek çıkartılamadığı anlaşılmıştır. Dava konusu olan taşınmaza ilişkin kadastro komisyon kararında bu taşınmaz ile 459 parsele uygulanan 78 nolu vergi kaydının bir hududunun “fundalık” olduğu resmi kayıtlara geçmiş bulunmaktadır. Esasen bu vergi kaydı ile dava konusu taşınmazın kuzeyinde yer alan dava dışı 459 parsel sayılı taşınmaz vergi miktarı ile sınırlı olarak davalı gerçek kişiye bırakılmış olup, dava konusu olan 494 parselin üç tarafı ormanla çevrilidir ve vergi miktarı aşılarak, huduttaki ormanlık alana girilerek dava konusu olan taşınmazın ormandan açıldığı belirgindir. Başka bir dayanak kaydı mevcut değildir. Üç tarafı ormanla çevrili olan ve dayanak vergi kaydında fundalık olarak geçen taşınmazın orman olarak kabulü gerekir. Tapu ve zilyetlik yolu ile ormandan yer kazandıran 3402 sayılı Yasanın 45.maddesinin ilgili fıkraları Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu gözönüne alındığında, tamamen orman içinde kaldığı belirgin olan 494 nolu dava konusu parselin zilyetlik yolu ile kazanılmasına olanak yoktur. Bu durumda Hazinenin açtığı davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın orman olarak tapuya tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulup uyulmayacağı konusunda bir karar verilmeden davanın reddine karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Mahkemece, Dairenin bozma kararından sonra bozma kararına uyulup uyulmayacağı konusunda bir karar verilmemiş ise de, dosya içeriğinden, yargılamanın devamı sırasında, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede orman kadastrosunun yapıldığı anlaşılmaktadır. Davanın varlığı orman tahdidin kesinleşmesini önler. Bu durumda davanın orman sınırlandırmasına itiraza dönüştüğünün kabulü gerekir. O halde, 6831 sayılı Orman Yasasının değişik 11. madde hükmü gözetilerek, uyuşmazlığın çözümünde kadastro mahkemesi görevlidir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir.
O halde mahkemece yapılacak iş; davanın tescil bölümünü elde tutarak orman kadastrosuna itiraz bölümü yönünden ise kadastro mahkemesinin görevli olduğundan söz edilerek görevsizlik kararı vermek ve dava konusu taşınmazın orman niteliğinin saptanması bakımından kadastro mahkemesinin vereceği kararın kesinleşmesini beklemek, ondan sonra tescil istemi yönünden doğacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01/11/2011 günü oybirliği ile karar verildi.