YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7406
KARAR NO : 2012/14371
KARAR TARİHİ : 13.12.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 2009 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, … Köyü 107 ada 17 parsel sayılı 4238.87 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliğinde Hazine adına tesbit edilmiştir. … Sulak mirasçıları olan …, …, …, … ve … tarafından çekişmeli yerin murislerine ait iken, ölümü ile paylaşım yapılmadığı, kendilerine ait tarım alanı olduğu, yine … mirasçısı … tarafından bu yerin paylaşılıp kendisi payına düştüğü, … tarafından ise kendisi tarafından kullanılan tarım alanı olduğu iddiası ile ayrı ayrı davalar açılmış ve bu davalar birleştirilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı …’in davasının reddine, davacı … ve paydaşlarının davasının kabulü ile çekişmeli parselin payları oranında … Sulak mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş, karar Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1993 yılında orman kadastrosu ve 2/B uygulamaları birlikte yapılarak, sonuçları 29/04/1997 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın … Sulak, onun ölümü ile mirasçıları tarafından kullanılan tarım alanı olduğu ve bu kişiler yararına zilyetlikle toprak edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Şöyle ki; taşınmaz 2009 yılında ham toprak niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiş olup, davacılar adına tescile karar verilebilmesi için tutanak içeriğinin aksinin ispat edilmesi gereklidir. Mahkemece, tesbit bilirkişileri dinlenerek bilgilerine başvurulmamış, 2009 yılında neden ham toprak olarak tesbit gördüğü açıklattırılmamıştır. Ayrıca, bu yerde 20 yıl süre ile tarım alanı olarak zilyetliğin var olduğunun tesbiti yolunda 1980, 1990’lı yıllara ait memleket haritaları uygulanarak, taşınmazın bu belgelerde ne şekilde göründüğü de denetlenmemiştir.
Mahkemece, 1980 – 1990’lı yıllara ait memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı ile tesbit bilirkişileri aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın 20 yıl öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, tesbit bilirkişilerinin bilgilerine başvurularak taşınmazın tesbit tarihinde ham toprak olarak tesbit görmesinin nedeni sorulmalıdır.
Kabule göre ise, mahkemece oluşturulan 18/01/2010 tarihli kısa karar ve gerekçeli kararda davacı …’in davası hakkında olumlu- olumsuz bir hüküm kurulmadığı halde, ek karar verilerek bu kişinin davasının reddine karar verilmesi doğru değildir. Bu husus, HMK. nun 298/2. maddesi hükmüne aykırıdır. Davadan el çekildikten sonra, ek kararla yeniden esas hakkında bir hüküm oluşturulması mümkün değildir. Değinilen yönler gözardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 13/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi.