YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5866
KARAR NO : 2012/14342
KARAR TARİHİ : 11.12.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki elatmanın önelenmesi ve taminat davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı …tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde Artova İlçesi, Merkez Kavaklıdere Mevkiinde bulunan taşınmazın vekil edenine ait olduğunu, davalıların taşınmazdan yol açmak ve yoldan çıkan malzemeleri dökmek suretiyle tecavüzde bulunduklarını, üzerine yığılan hafriyat malzemesi nedeniyle ağaçlarının kuruduğunu, bu nedenle dökülen hafriyat malzemelerinin kaldırılmasına kuruyan ağaç bedellerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, “TMK.nun 984.maddesi gereğince zilyedin, fiilî ve faili öğrenmesinden itibaren iki ay, her halükarda bir yıl geçmekle dava açma hakkının düşeceğini, Artova Kaymakamlığınca davalıların tecavüzü nedeniyle 11.10.2002 tarihinde men kararı verildiğini, anılan kararda tecavüzün meydana geldiği tarihin 24.09.2002 olarak gösterildiğini, kanunda belirtilen hak düşürücü sürenin geçtiğini” gerekçe göstermek suretiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2007/5876 – 6451 sayılı 15.11.2007 günlü kararında özetle: “Davalı …San.Tic.Ltd.Şti.vekili 04.02.2005 havale tarihli dilekçesinde; “Maden Ocağının işletilmesi için … sınırları içinde bulunan 16.617 m2 yüzölçümlü taşınmaz için 11.04.2003 günlü taahhütname ile vekil edeni şirket yararına geçici intifa hakkı kurulduğunu, anılan orman işletme şefliğince taşınmazın vekil edenine teslim edildiğini” açıklamış geçici intifa hakkına ilişkin taahhütname, sözleşme, yer teslimine ilişkin tutanak, harita ve diğer belgeler dilekçe ekinde sunulmuştur. Mahkemece, intifa hakkı kurulduğuna ilişkin tüm belgeler ile haritalar yapılan keşifte uygulanmamış ve bu yön üzerinde durulmamıştır. Taşınmaz davacıya ait olmayıp, orman idaresi veya üçüncü kişilere ait ise, ancak bu halde zilyetliğin korunması davası söz konusu olur. Somut olayda, bu konuda duraksama söz konusudur. Şu halde mahkemece yapılacak iş; davalı Şirket vekilinin dilekçesi ekinde sunduğu maden ocağının işletilmesiyle ilgili geçici intifa hakkına ait harita ve tüm belgeler, yeniden yapılacak keşifte teknik, uzman ve yerel bilirkişiler ile tanıklar aracılığıyla zemine uygulanması, hafriyat dökülen ve davacının müdahalenin önlenmesine karar verilmesini istediği alanın sözü edilen harita ve belgeler kapsamında kalıp kalmadığının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek bir biçimde belirlenmesi, davalı tarafın sunduğu belgeler kapsamında ve ormanlık alanda kaldığının saptanması halinde, davanın TMK.nun 984 ve devamı maddelerinde yer alan zilyetliğin korunması davası olarak değerlendirilmesi, hak düşürücü süre geçmiş ise, şimdiki gibi karar verilmesi, şayet, müdahalenin önlenmesine karar verilmesi istenen yer sözü edilen kayıt ve belgelerin kapsamı dışında davacının zilyet ve tasarrufunda bulunan yerlerden ise, bu taktirde davanın TMK.nun 683.maddesinde ifadesini bulan aynî hakka ilişkin müdahalenin önlenmesi davası olarak kabulü ile değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuş bulunmasının usul ve kanuna aykırı olduğu” gereğine değinilerek bozulmuştur. Bozma sonrası ihbar üzerine Çevre ve Orman (Orman ve Su İşleri) Bakanlığı 23.03.2010 günlü dilekçeyle; davacı ve davalılar tarafından dava konusu yere yapılan haksız el atmanın önlenmesi istemiyle katılma talebinde bulunmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacının davasının reddine, katılan Çevre ve Orman Bakanlığının (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) davasının kabulüne ve 08.02.2010 günlü fen bilirkişi krokisinde (D) ile gösterilen 1295,56 m², (C) ile gösterilen 136,93 m² ve (E) ile gösterilen 254 m² lik yere davalılar tarafından yapılan müdahalenin menine karar verilmiş, hüküm davacı …tarafından temyiz edilmiştir. Dava, elatmanın önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir. Bölgede, orman kadastrosu çalışmaları yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 11/12/2012 gününde oy birliği ile karar verildi.