YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14978
KARAR NO : 2012/7650
KARAR TARİHİ : 21.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, ….. mahallesi 67 ada 3 parsel sayılı 9324 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda dava dışı kişiler adına kayıtlı iken, Adalar Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/157-1999/184 sayılı kararı ile orman niteliğiyle Hazine adına tescile karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, ancak tapu kaydı üzerinde bulunan …… lehine İİK 28. madde gereğince konulan şerh nedeniyle tapuya tescil ettiremediğini, ormanlarda şerh ve hiçbir kısıtlayıcı hüküm olamayacağından şerhin terkini iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydında İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1961/667 esas ve 01.10.1961 tarihli yazısı ile ….Manastırı lehine İİK md.28 uyarınca konulan tapu sicil müdürlüğünün 02.11.1961 gün ve 665 yevmiye nolu şerhin terkinine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydına konulan şerhin terkini istemine ilişkindir.
Davacı Hazinenin dava dilekçesinde, davalının adresini tam olarak belirtmediği, mahkemece dava dilekçesi Büyükada Yorgi Manastır Vakfı olarak tebliğe çıkartıldığı ve tebligatın Büyükada’da mahalle muhtarına yapıldığı ve duruşmaların davalının yokluğunda yapılıp karar verildiği anlaşılmaktadır. Oysa, taşınmazın Burgazada’da bulunması ve Büyükada …..Manastır Vakfı ile … iki ayrı vakıf olduğu anlaşıldığından taraf teşkili sağlanmadan dava görülmüştür. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 73. maddesinde de belirtildiği gibi, mahkeme davanın taraflarını usulüne uygun olarak çıkaracağı tebligatlarla duruşmaya çağırmak zorundadır. Hâkim tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden, uyuşmazlığın esasına girerek hüküm kuramaz. Taraf teşkili dava şartıdır.
Bu nedenle, mahkemece öncelikle tapu kaydında lehine şerh bulunan davalıya dava dilekçesinin Tebligat Yasasında belirtildiği şekilde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ile taraf teşkilinin tamamlanması ve daha sonra tarafların savunması ve delilleri alınıp işin esasına girilerek gerekli araştırma yapılması ve ulaşılacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, taraf teşkili yapılmadan, davanın esasının girilip, hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 21/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.