YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4983
KARAR NO : 2011/4462
KARAR TARİHİ : 14.04.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28/06/2005 gün ve 2005/7018-8812 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazlar ham toprak olarak Hazine adına tespit edildiğine göre, davacıların taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilecek yerlerden olduğunu ispatlaması gereklidir. Bu cümleden taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmelidir. Dosya içeriğinden, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede daha önce orman tahdidi yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece, bu hususta araştırma yapılmamıştır. Tahdit yapılmışsa; kural olarak, bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenir. Mahkemece, öncelikle orman sınırlandırılması 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınarak yapılmış ise, haritası uygulanmak suretiyle; sınırlandırma, 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınmadan 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmış ve taşınmaz, tahdit sınırları dışında kalıyor ise veya sınırlandırma hiç yapılmamışsa, memleket haritası, eski hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip; önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli yer ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, bu belgelerde taşınmazın ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra dava konusu …. Mevkii 105 ada 40 parsel nolu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile teknik bilirkişi… imzalı 30/11/2007 tarihli rapor ve krokide (C) harfi ile
gösterilen 4085,89 m2’lik kısmın 105 ada, 40 parsel olarak …. ‘nın mirasçıları adına, aynı rapor ve krokide (D) harfi ile gösterilen 1065,67 m2’lik kısmın 105 adanın son parsel numarası verilmek suretiyle…’nın mirasçıları adına, Dava konusu … Mevkii, 105 ada, 26 nolu parselin kadastro tespitinin iptali ile teknik bilirkişi … imzalı 30/11/2007 tarihli rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen 1310,46 m2’lik kısmın 105 ada, 26 parsel olarak Mehmet Paçacı mirasçıları adına, aynı rapor ve krokide (B) harfi ile gösterilen 766,78 m2’lik kısmın ise, 105 adanın son parsel numarası verilerek Haşim oğlu, 1921 dğ. … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 14/04/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.