Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/2629 E. 2011/6327 K. 25.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2629
KARAR NO : 2011/6327
KARAR TARİHİ : 25.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

1997 yılında yapılan ek (kullanım) kadastrosu sırasında … Beldesi … Mahallesi 148 ada 2 parsel sayılı 695,57 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, tahdit içinde iken Hazine orman rejimi dışına çıkarıldığı, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün genelgesi uyarınca fiili kullanım durumuna göre tespit yapılması istenildiğinden söz edilerek beyanlar hanesine “6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılmıştır, bu parsel üzerinde bulunan kargir iki katlı ve bir katlı iki ev …’ye aittir, bu parsel …’nin tasarrufundadır, Ziraat Vekaletine tahsislidir, askeri alanda kalmaktadır” açıklamaları yazılarak bahçe niteliği ile Hazine adına tespit edilerek kesinleşmiştir.
Davacı … …, dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği ve orman yönetimi tarafından tel çit çekilerek ormandan ayrılmış olan yeri 1995 yılında köylüden satın aldığı, 1996 yılında üzerine bina yaptığı, 1998 yılında hakkında orman yasasına muhalefet suçundan tutanak tutulduğu, hakkında yıkım istemli cezai kovuşturmaya başlandığı, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, davalı … yönetiminin el atmasının önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın 399 sayılı … ve … Devlet Ormanı parseli içinde kaldığı, 1972-1973 yıllarında yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında orman sınırları içinde bulunduğundan herhangi bir işleme tabi tutulmadığı, ormanların zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1942-1943 yılları arasında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 29.08.1977 tarihinde, itirazlı yerlerde ise 26.12.1980 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 10.4.1989 yılında yapılıp kesinleşen sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu, tüm ormanlarda aplikasyon ve 3302 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmazın 3116 sayılı Yasaya göre 1942-1943 yılları arasında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu sonucu …, … Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, …, … Devlet Ormanının 1972 yılında 766 Sayılı Yasaya göre yapılan kadastroda 766 sayılı Yasanın 46/3 maddesi hükmüne göre tapu kütüğüne olduğu gibi aktarılarak 399 parsel numarası ile tapuya tescil edildiği, 1977 ve 1989 yıllarında aplikasyon, 2. ve 2/B madde uygulamalarının kesinleşmesi üzerine 399 parselin tahdit içinde kalan ve orman rejimi dışına çıkarılan bölümlerinin ayrıldığı, 148 ada 2 parselin 2/B madde sahası olarak Hazine adına tescil edildiği, çekişmeli taşınmazın bir bölümünün Kanlıkavak Devlet Ormanı sınırları içinde, bir kesiminin ise Kanlıkavak Devlet Ormanı sınırları içinde iken 10.4.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Yasanın 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B
madde uygulamasıyla XXXVI poligon numarası ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılan ve Hazine adına tescil edilen 148 ada 2 sayılı 2/B parseli içinde kaldığı anlaşıldığına, orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasının iptali için 6831 sayılı Yasanın 11. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürelerin çoktan geçtiğine, kesinleşen orman tahdit haritası içinde kalan yerler ile 6831 sayılı Yasaya 15.01.2009 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe giren 5831 sayılı Yasanın 5. maddesi ile eklenen Ek 10. madde uyarınca 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. maddesi, 2896 ve 3302 sayılı Yasalar ile değişik 2/B madde uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile de edinilemeyeceğine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 25.05.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.