Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/5920 E. 2011/9775 K. 13.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5920
KARAR NO : 2011/9775
KARAR TARİHİ : 13.09.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … köyü 121 ada 1 parsel sayılı 269 hektar 1383,02 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, yaklaşık 100 yıldan beri kullandıkları ve tapulu olan 50 dönümlük arazilerinin orman parseli içinde bırakıldığını belirterek dava açmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın öncesinin orman olduğu gerekçesiyle davanın reddi ile dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4.maddesi gereğince orman sınırlandırması yapılmıştır.
Kadastro Mahkemesinin görevi kadastro tutanağının tanzimi tarihinden tutanağın kesinleşmesine kadar geçecek zaman içindeki itiraz ve davalar için söz konusudur. Başka bir anlatımla; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesinin 4. fıkrasına göre, Kadastro Mahkemesinin yetkisi kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Hakkında tutanak düzenlenmeyen veya düzenlenmiş olup kesinleşen taşınmazlarla ilgili iddiaların (davaların) genel mahkemede görülmesi gerekir. Tutanak kesinleştikten sonra Kadastro Mahkemesinin görevi sona erer. Somut olayda, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 5304 sayılı yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince orman sınırlandırması ve genel arazi kadastrosunun birlikte yapıldığı, orman sınırlandırmasına ilişkin kadastro tutanaklarının 10/06/2008 tarihinde kısmi ilana çıkartılmıştır. Dava ise 3402 sayılı Yasanın 12. maddesinde belirtilen bir aylık itiraz süresi geçtikten ve tutanaklar kesinleştikten sonra 29/12/2008 günü açılmıştır. Buna göre, bu davaya bakma görevi kadastro mahkemesine ait olmayıp genel hukuk mahkemelerine aittir. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir. Bu sebeple; görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 13/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.