YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2573
KARAR NO : 2011/5917
KARAR TARİHİ : 11.05.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 230 ada 21 ve 232 ada 4 parsel sayılı sırasıyla 1409 m2 ve 209 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, davalının 1980 doğumlu olduğu, yazı gözönünde bulundurulduğunda zilyedlik şartlarının oluşmadığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, eklemeli zilyedlik bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine ve dava konusu parsellerin tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itirazdır.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; uzman bilirkişi tarafından taşınmazların 1986 tarihli Memleket Haritasında açık alanda yer aldığı açıklanmışsa da 21 parselin koyu renkli bölümde bulunduğu ve bunun yanısıra eski tarihli resmi belgelerin incelenmediği anlaşılmaktadır. Hazine zilyedlik şartlarının oluşmadığını ileri sürdüğüne göre tesbit tarihinden geriye doğru 20 yıl önceki ve daha eski tarihlerdeki kullanım durumunu ve tasarruf sınırlarını karşılaştırmalı olarak göstermek üzere hem eski, hem yeni tarihli memleket haritaları ve hava fotoğrafları üzerinden araştırma yapılması, aynı şekilde komşu parsellerin niteliğinin ve çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak gösterdiğinin belirlenmesi gerekir.Komşu parsel tesbit tutanakları dosyaya getirtilmişse de kesinleşme durumları anlaşılamamaktadır.
3402 sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten , tespit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık
sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen Orijinal renkli memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen steoroskopik çift hava fotoğraflarının steoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazların niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi zorunludur.
O halde; mahkemece yeniden yapılacak keşifte, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ve tespit tarihinden 15 – 20 yıl önce çekilmiş steoroskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp , hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar steoroskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, bu belgelere göre orman ya da 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesinde ifade edilen orman içi açıklık olup olmadığı belirlenmeli, komşu parsellere ait kadastro tapu kayıtları, tespit dayanağı kayıt ve belgeler ve davalı iseler dava dosyaları getirtilerek çekişmeli taşınmazlar yönünü ne olarak gösterdikleri araştırılmalı, taşınmazda meşe ağaçları bulunduğuna göre, ormancılık bilimine göre meşe ağacı tohumlarının, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı ve tohum kanatlarının olmaması nedeni ile komşu ormandan rüzgar v.s. gibi etkenlerle taşınarak çimlenip yetişmesinin mümkün olamayacağı, dolayısıyla taşınmazın öncesi itibarıyla orman olduğunun kabulü gerekeceği düşünülmeli, bundan sonra toplanan delillere göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 11.05.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.