YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1683
KARAR NO : 2011/5187
KARAR TARİHİ : 28.04.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Gülsüm Baş mirasçıları … ve arkadaşları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … mevkii 153 ada 5 parsel sayılı 69310 m2 yüzölçümündeki fındık bahçesi ve ağaçlık nitelikli taşınmaz, Kasım 1962 tarih 246 numaralı tapu kaydı ve diğer pay tapuları, aynı tarih 247 sıra numaralı tapu kaydı ve bu kaydı tamamlayan tapu kayıtları kapsamında kaldığından söz edilerek … ve diğerleri adına tesbit edilmiş, 139 ada 18 parsel sayılı 2496,29m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle emmuz 1972 tarih 30, Temmuz 1975 tarih 98 sıra numaralı tapu kaydı ile ½ şer pay ile … adına tesbit edilmiştir. Aynı köy 139 ada 17 parsel sayılı 1380,91 m2 yüzölçümündeki tarla ve çalılık nitelikli taşınmaz aynı tapu kayıtları kapsamında kaldığından söz edilerek beyanlar hanesine tesbit malikinin ölü olduğu yazılarak …. adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu, tesbitlerinin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parselin tesbitinin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … mirasçıları … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve eski tarihli memleket haritası,amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporlarıyla orman sayılan yerlerden olduğu, kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydı yöntemince uygulanmamışsa da, bir an için sınırları itibariyle çekişmeli parselleri kapsadığı kabul edilse bile, orman içinde kalan sınırları nedeniyle 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, tapu kaydının çekişmeli parselin tamamını kapsayamayacağı, kaldı ki, tapu kaydının devletleşen orman alanı içinde kalmakla hukuki değerini yitirdiği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince
davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.bu sebeple hüküm fıkrasında yer alan vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik “alınması gerekli 14,00.- YTL kara ve ilam harcından peşin alınan 0,43.- YTL nin mahsubu ile bakiye kalan 13,57.- YTL’nin davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı kurum taraından yapılan 590,05.-YTL’lik yargılama giderinin davalılardan alınarak davacı kurum Orman İdaresine verilmesine, Davacı … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tariesine ve Kadastro Müdürlüğü endisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret tarafesine ve Kadastro Yasasının 31. Maddesine göre taktiren 100,00.- YTL vekalet ücretininin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,” cümlelerinin hükümden çıkartılarak bunun yerine “6099 Sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 28/04/2001 günü oybirliğiyle karar verildi.