YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9986
KARAR NO : 2011/9340
KARAR TARİHİ : 14.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen sözleşmenin ifası için izin ve onay verilmesi davası sırasında davalı … 09.05.2011 günlü dilekçesiyle reddi hakim yoluna başvurmuştur.
Bu konuda verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/846 esas sayılı dosyasında sözleşmenin ifası için izin ve onay verilmiş sayılması amacıyla 14.10.2009 tarihinde dava açmıştır. 16.12.2009 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 27.04.2010 tarihli kararı ile görev yönünden bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak 11.08.2010 tarihinde verilen görevsizlik kararı üzerine dosya … Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, bu karar temyiz incelemesinden geçerek 20.01.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Görevsizlik kararı nedeniyle taraflar arasında açılan dava tevzi nedeniyle … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/156 esas numarasını almıştır. … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/846 esas sayılı dosyasında yasa gereğince ve Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin bozma kararı gereğince görevsizlik kararı veren Hakim … … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/156 esas sayılı dosyasının yargılamasına da bakmaya başlamıştır. … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/156 esas sayılı dosyasının yargılaması devam ederken, davalı … duruşma hakimi …’ı, 02.05.2011 tarihli dilekçesiyle Adalet Bakanlığı Personel Daire Başkanlığı’na şikayet etmiş, akabinde 09.05.2011 tarihli dilekçesiyle de reddi hakim talebinde bulunmuştur. Ret talebini merci sıfatıyla inceleyen … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 20.05.2011 tarih 2011/20 D.İş – 2011/19 D. İş sayılı kararı ile reddi hakim talebini kabul etmiştir.
Yargılama sürerken taraflardan birinin mahkeme hakimi hakkında şikayette bulunması veya aleyhine dava açması H.Y.U.Y.’nın 29/5. maddesinde belirtilen “davalı olmak” anlamında yorumlanamaz. Somut olayda dava; 14.10.2009 tarihinde … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/846 esas sayılı dosyasında açılmıştır. Dava dosyasının görevsizlik kararı nedeniyle … 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilerek 2011/156 esasa kaydedilmiş olması yeni bir dava olmayıp, Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasının devamı niteliğindedir. Dolayısıyla dava 14.10.2009 tarihinde açılmış ve yargılaması devam ederken duruşma hakimi davacı tarafından
02.05.2011 tarihinde şikayet dilekçesi verilmiş, 09.05.2011 tarihinde ise reddi hakim talebinde bulunulmuştur. Somut olayda; davalı ret talebini içeren dilekçesinde, mahkeme hakiminin olağan dışı davranmak suretiyle davacı tarafı kayırıp yanlı davrandığı belirtilmiş olmasına karşın, bu iddiaları destekleyen herhangi bir delile dayanılmamış, bu nedenle davalının dayandığı ret nedenleri soyut birer iddia düzeyinde kalmıştır. O halde, H.Y.U.Y.’nın 29/5. maddesindeki şartların gerçekleştiğinden söz etmek mümkün değildir. Merci tarafından yapılan inceleme sonucu ret talebinin kabulüne karar verilmekle birlikte mahkeme hakiminin ne gibi olağan dışı uygulamalar yaptığı açıklanmadığı gibi, davacı tarafı nasıl kayırdığı da gösterilmemiş, somut delillerin varlığı belirtilerek tartışılmamıştır. Bütün bu nedenler karşısında reddi hakim talebini kabul eden merci kararının usul ve yasaya uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 14.07.2011 günü oybirliği ile karar verildi.