Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/13244 E. 2012/14001 K. 06.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13244
KARAR NO : 2012/14001
KARAR TARİHİ : 06.12.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili ve davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, tapu kaydına dayanarak yörede 2008 tarihinde ilk kez yapılan ve 12/08/2008 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması sırasında Çadırlı Köyü 583, 955, 956, 1026, 1028, 1030 ve 1040 parsel sayılı taşınmazların orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu ileri sürerek, bu yere ait sınırlamanın iptalini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 1040 sayılı parselin tamamı ile 1026 sayılı parselin (A) işaretli 9270,06 m2’lik bölümünün orman sınırları dışına çıkartılmasına, 1026 sayılı parselin (B) işaretli 11019,09 m2’lik bölümü ile 583, 955, 956, 1028 ve 1030 sayılı parsellerin orman sınırları içinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacı … vekili ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
1) Davacı vekilinin dava konusu 583, 955, 956, 1028 ve 1030 sayılı parsellere ilişkin temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA karar verilmesi gerekmiştir.
2) Davacı ve davalı vekillerinin dava konusu 1026 ve 1040 sayılı parsellere ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece, davalı 1040 sayılı parsel yönünden davanın kabulüne karar verilerek orman tahdidi dışına çıkartılmasına karar verilmiş ise de, 6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesinde “orman kadastro komisyonlarınca sınırlama ve 2. maddeye göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine karşı hak sahibi gerçek ve tüzel kişilerin altı aylık askı ilân süresi içinde kadastro mahkemesinde itiraz edebilecekleri” hükmünün bulunduğu, yasa metninde yazılı “hak sahibi” ya da “sahiplik” kavramının orman kadastrosunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan ve bu davada uygulanması gereken 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/j ve 24. maddelerinde belirtildiği, somut olayın özelliğine
göre hak sahipliğinin tapu kaydı ile ispatlanabileceği, ne var ki, taşınmazın tapuda hali arazi niteliği ile Hazine adına kayıtlı olduğu görülmektedir. Bu nedenle, davacı bu parsel yönünden hak sahibi olmadığından aktif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davasının reddine karar verilmesi gerekirken, kabul edilmesi isabetsizdir.
Dava konusu 1026 sayılı parsel yönünden ise; esasen taşınmazın (A) işaretli bölümü zaten orman tahdidi dışında olduğundan davanın da konusu olmadığı, bu bölüm yönünden açılmış bir davanın bulunmadığı, davanın tahdit içine alınan (B) işaretli bölüme ilişkin olduğu, mahkemece, tahdit içinde olan ve dava konusu olan bölümün eski tarihli belgelerde orman sayılan yerlerden olması nedeniyle davanın reddine karar verilmek istenilmiş ise de, taşınmazın tahdit içinde ve dışında kalan bölümlerinin karıştırılarak tahdit dışında olan (B) işaretli kısmının tahdit içine alınmasına, tahdit içinde olan (A) işaretli kısmının da tahdit dışına çıkartılmasına karar verilerek hüküm karıştırılmıştır. Esasen, bu parsel yönünden mahkemece yapılacak olan; taşınmazın tahdit içinde kalan (B) işaretli kısmının dava konusu olduğu gözetilerek, bu kısmın da eski tarihli belgelere göre orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından bu parsele ilişkin davanın reddine karar vermekten ibarettir. Hükmün karıştırılarak çelişkili karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin dava konusu 583, 955, 956, 1028 ve 1030 sayılı parsellere ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu parseller yönünden hükmün ONANMASINA,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; davacı ve davalı vekillerinin dava konusu 1026 ve 1040 sayılı parsellere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile bu parseller yönünden hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 06.12.2012 günü oy birliği ile karar verildi.