Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/8261 E. 2012/14055 K. 07.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8261
KARAR NO : 2012/14055
KARAR TARİHİ : 07.12.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında Karacaören Köyü, 108 ada 12 parsel sayılı 49400 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 26.02.1997 ve 16 nolu tapu kaydı ile tarla niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın 2/B arazisi olarak hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, geçmişi orman olduğu iddiasıyla dava açmış; Hazine, taşınmazın adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece Orman Yönetiminin davasının reddine, müdahil Hazinenin davasının kısmen kabulüne, krokide (A) harfi ile gösterilen 19700 m2 kısmı hakkında yapılan tesbitin iptaline (2/B maddesi uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış olduğundan), tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen 12000 m2 kısmın ve (C) harfi ile gösterilen 18431 m2 kısmın tesbit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmekle, dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12.12.2005 gün 2005/13896 – 15137 sayılı bozma ilâmında (Karacaören Köyü, Sulukaya Mevkiinde bulunan dava konusu taşınmaz, 49400 m2 yüzölçümünde olup, tarla niteliği ile ve tespit dayanağı 26.02.1997 tarih sıra 16, Cilt 164, sahife 44 sayılı 11024 m2 tapu kaydı ile davalı adına tespit edilmiştir. 1977 tarihli tapu kaydının geldisi Mayıs 932 tarihli tapu kaydının sınırları Şarken; …, Garben; Bayram, Şimalen; Yol, Cenuben; Tepe okumakta olup, tapu kaydı değişebilir sınırlar içerdiğinden, daha önceden Dairemizin 2001-10174-9264 karar sayılı bozma ilâmında değinilmiş olmasına rağmen, mahkemece keşif yapılarak tapu kaydının miktarı ile geçerli olarak kapsamı saptanmamış, miktar fazlası bakımından zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmamıştır. Bu nedenle; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elamanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumunun saptanması; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal – renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği
kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli raporun alınması, dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp miktarı ile geçerli olacağının düşünülmesi, bu cümleden ve taşınmazın miktar fazlası yönünden orman ormadığının anlaşılması halinde, bu kez zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı,açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında murisler yönündende tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak zmiktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.) gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonrasında Orman Yönetiminin davasının reddine, müdahil Hazinenin davasının kısmen kabulüne, krokide (C) harfi ile gösterilen 19700 m2 kısmı hakkında yapılan tespitin iptaline, 2/B arazisi olduğundan tarla vasfında son parsel numarası verilmek suretiyle Hazine adına adına tapuya kayıt ve tesciline, (A) harfi ile gösterilen 12000 m2 kısmın ve (B) harfi ile gösterilen 18431 m2 toplam (30,431 m2) kısmın aynı parsel numarası ile bir bütün olarak tesbit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parselin (C) bölümü 2/B alanı içinde bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 07/12/2012 gününde oy birliği ile karar verildi.