Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/275 E. 2011/2733 K. 28.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/275
KARAR NO : 2011/2733
KARAR TARİHİ : 28.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili dava dilekçesinde, … ‘nın nüfus kütüğünde … olan anne adının … olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Hazine vekili, Cumhuriyet Savcısı ve Nüfus Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin nüfus kaydının düzeltilmesini istedikleri … …’nın, Bulgar nüfusuna kayıtlı …-… … adındaki halasından doğma hala çocukları olduklarını … …’nın 1951 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla serbest göçmen olarak Türkiye’ye kabul edilip vatandaşlık kazandığını, … …’nın annesi hakkında Bulgar resmi kayıtlarında ayrıntılı bilgi bulunmadığını, yalnızca anne adının … olarak kayıtlara geçtiğini, … …’nın doğumu müteakip ailevi nedenlerle annesi tarafından terk edildiğini, bu nedenle kendisini halası ve aynı zamanda davacıların öz anneleri olan … …’nın büyüttüğünü, … …’nın Türk vatandaşlığına kabul edildiğinde anne adı olarak babasının ikinci eşi olan … …’nın adının annesi olarak sicile yazıldığını, … …’nın 17.09.2002 yılında yasal mirasçı bırakmadan ölümü üzerine yasal mirasçısının Hazine olduğuna dair veraset belgesinin verildiğini, bu belgenin iptali ile müvekkilleri adına mirasçılık belgesi düzenlemesi istemiyle açacakları davada dayanak olacak nüfus sicil kayıtlarının düzeltilebilmesi için bu davayı açtıklarını, … …’nın nüfus kaydında … … olarak yer alan anne adının … olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne, … anne adının … olarak düzeltilmesine ve tesciline karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davacıların dayısının çocuğu olduğu iddia edilen … …’nın Türkiye’deki nüfus kütüğü kayıtlarında anne adının Bulgaristan 1907 doğumlu … olduğu görünmektedir. 1925 doğumlu … …’nın 01.12.1951 tarihinde nüfusa tescil edildiği Edirne Toprak İskan Müdürlüğü’nün düzenlediği muhacir kağıdı kayıtlarına göre de, …’in annesinin 1907 doğumlu … olarak kayıtlara geçtiği yine aynı müdürlük tarafından verilen 05.07.1951 günlü Tabiiyet Beyannamesinde de ana adının … olarak gösterildiği, Bulgaristan resmi makamlarından getirtilip tercüme edilen … … (… …) adındaki kişinin ana adının … olarak yazıldığı ve 05.06.1925 tarihinde Bulgaristan’ın Novi Pazar İlçesinde doğduğunun belirtildiği, ancak bu doğum belgesinde yazılı olan …’nın ikinci bir adının bulunup bulunmadığı, …’nın … olarak da bilinip bilinmediği, daha doğrusu …’nın kimliği konusunda açıklayıcı bir bilginin yer almadığı gibi dinlenen tanıkların yaşları itibarıyla görgüye dayalı bir bilgilerinin bulunmasının imkansız olduğu, salt duyuma dayalı bilgilerini beyan ettikleri, bu bilgilerin de gerçekle ne kadar bağdaştığının saptanamadığı anlaşılmaktadır. Davada ana adının … olarak düzeltilmesi istenen … …’nın Türkiye’ye geldiği 1951 yılından itibaren tüm resmi kayıtlarda kararlı bir şekilde ana adı olarak …’yı kullandığı bu kişinin ana adının … olduğuna dair hiç bir belgenin dosyaya ibraz edilemediği ve böylece davacıların davalarını ispat edemedikleri belirlendiğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.