YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14500
KARAR NO : 2012/13787
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanun ile eklenen ek 4. madde uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında, Sultanbeyli İlçesi, … Fazıl Mahallesi, 107 ada 7 parsel sayılı 183,22 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, tutanağın beyanlar hanesine 2/B madde ve davacı gerçek kişi lehine kullanıcı şerhi verilerek Hazine adına bahçe niteliğiyle tesbit edilmiştir. Davacı vekili, dava konusu taşınmazın beyanlar hanesine müvekkili lehine kullanıcı şerhi verildiğini, ancak; müvekkilinin fiilî kullanımında olan taşınmazın 850,00 m² yüzölçümünde olmasına rağmen, 183,22 m² yüzölçümüyle tesbit edildiğini iddia ederek, taşınmazın yüzölçümü miktarının 850,00 m² yüzölçümü olarak tesbiti istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davacının kullanımında olan 661,95 m² yüzölçümündeki taşınmazın orman sınırları dışında ve 2/B madde uygulama alanı dışında olduğu, orman sınırları içinde kalan yerin davacı adına tesbitinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve … Fazıl Mahallesi 107 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Kanunun ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Mahkemece verilen karar, usûl ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Kanunun (5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen) Ek 4. maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosu sırasında davacının dava ettiği ve bilirkişi raporuna ekli krokide 661,95 m² yüzölçümünde gösterilen taşınmaz hakkında kullanım kadastro tutanağı düzenlenmediği, mahkemece mahallinde yapılan keşif ve uygulama ile belirlenmiştir.
Kadastro mahkemesinin görevi; kadastro tutanağının tanzimi tarihinden tutanağın kesinleşmesine kadar geçecek zaman içindeki itiraz ve davalar için söz konusudur. Başka bir anlatımla; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesinin 4. fıkrasına göre, kadastro mahkemesinin yetkisi, kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Hakkında tutanak düzenlenmeyen veya düzenlenmiş olup, kesinleşen taşınmazlarla ilgili iddiaların (davaların) genel mahkemede görülmesi gerekir. Tutanak kesinleştikten sonra kadastro mahkemesinin görevi sona erer. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi zorunludur.
Hal böyle olunca; mahkemece, görevsizlik kararı ve dava konusu olmadığı anlaşılan 107 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslının olağan yolla kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 03/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi.