YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10196
KARAR NO : 2011/10462
KARAR TARİHİ : 26.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Köy Tüzelkişiliği tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1988 yılında yapılan 15.01.1990 – 14.02.1990 tarihlerinde ilan edilerek kesinleşen genel arazi kadastrosu sırasında … köyü 1569,1570,1571,1908, 2233, 2256 ve 2257 parsel sayılı sırasıyla 5344 m2, 1368 m2, 9664 m2 ve 5876 m2, 2307 m2, 963 m2 ve 242 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar mera niteliği ile sınırlandırılmış olup mera-yaylak-kışlak sicilinde ayni şekilde kayıtlıdır. Davacı … Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile 1569, 1570, 1571, 1908, 2233, 2256 ve 2257 parsel sayılı taşınmazların mera sicilindeki kayıtlarının iptali ile orman vasfı ile hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davalı hazine ve köy tüzel kişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mera vasfı ile mera özel sicilinde kayıtlı taşınmaz kayıtlarının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tescil talebine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazlarının eğiminin % 30-40 arasında olduğu ve taşınmazlar üzerinde yaşları 10-20 arasında değişen sarıcam ağaçları ile fidanlarının bulunduğu belirlenen bu nitelikleri ile çekişmeli taşınmazların genelde orman bitki örtüsü ile kaplı olduğu, Hukuk Genel Kurulunun 15.11.2000 gün ve 2000/20-1663/1694 sayılı kararında açıklandığı gibi eğimi % 12’nin üzerinde olan toprak ve orman muhafaza karakteri taşıyan funda veya makiliklerle örtülü yerlerin orman niteliğinde ve 6831 sayılı Yasanın 1/j bendi kapsamı dışında olduğu gözetilerek davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesiyle 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A ile “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 2, 3 ve 4. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasanın 36. maddesine eklenen (a) fıkrası gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince temyiz eden Köy Tüzelkişiliğinden onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı peşin temyiz harcının istek halinde iadesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 26.09.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.