YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15080
KARAR NO : 2011/14029
KARAR TARİHİ : 05.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 101 ada 79 sayılı parsel sayılı taşınmaz, tespit tutanağı düzenlenmeksizin ada ve parsel numarası verilerek 3402 sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince orman olarak tapu kütüğüne aktarılmıştır. Davacı, taşınmazın orman olmadığı, babasından kalan tarım arazisi olduğu iddiasıyla tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Mahkemece, 6831 sayılı Yasanın 11/1 maddesi gereğince hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1989 yılında 6831 sayılı Yasa gereğince orman kadastrosu yapılmış ve kesinleşmiştir. Genel arazi kadastrosu 2008 yılında yapılmış, 17.04.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kaldığı, 6831 sayılı Yasanın 11/1 maddesi gereğince hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, uzman orman bilirkişi ve fen bilirkişi marifetiyle yapılan keşif ve uygulamaya göre taşınmazın orman kadastrosu çalışma tutanaklarındaki anlatım ve tariflere göre tahdit dışında bırakıldığı, ancak tahdit haritasının hatalı çizilmesi nedeniyle tahdit haritasında orman sınırları içinde gösterildiği, yörede yapılan arazi kadastrosu sırasında da tahdit haritasına itibar edilerek taşınmazın 3402 sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince orman niteliği ile tapu kütüğüne aktarıldığı, çalışma tutanakları ile tahdit haritasının çeliştiği durumlarda tutanaklara değer verilmesi gerektiği, dosyada bulunan 1957 tarihli memleket haritası ile 1972 tarihli hava fotoğraflarının da çalışma tutanaklarını desteklediği anlaşıldığına göre dava konusu taşınmazın tahdit dışında kaldığının kabulü gerekir. Buna göre, davanın hak düşürücü süreden reddi yanlış olup, mahkemece işin esasına girilerek bir hüküm kurulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 05/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.