YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6382
KARAR NO : 2011/5956
KARAR TARİHİ : 11.05.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastrosu sırasında … ilçesi, … mahallesi 1285 ada 1 parsel sayılı 141,37 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle bahçe niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, çekişmeli taşınmazın üzerindeki binanın birinci katının kendisine ait olmasına rağmen kadastro tespiti sırasında, tespitin beyanlar hanesinde davalı gerçek kişi adına yazıldığını belirterek, tutanağın beyanlar hanesine binanın birinci katının kullanıcısı olarak kendisinin yazılması istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davacının davasının kabulüne ve … ilçesi, … mahallesi 1285 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine “taşınmaz üzerindeki bulunan binanın 1.katının …”nun kullanımında, 2. ve 3. katın …’nun kullanımında olduğu şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Kural olarak; kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin taşınmazın tespit maliki olan Hazineye de yöneltilmesi zorunludur. Ancak; davacı dava dilekçesinde davalı olarak tutanağın beyanlar hanesinde lehine şerh bulunan gerçek kişiye husumeti yönelterek dava açmıştır. Somut olayda tespit maliki Hazine ile tutanağın beyanlar hanesinde lehine şerh bulunan gerçek kişi arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Mecburi dava arkadaşlarından biri aleyhine açılan dava, hasım eksikliği sebebiyle hemen ret edilemez. Mahkemece, husumeti tespit maliki Hazineye yöneltmek için davacıya mehil vermek, taraflardan delillerini sormak gösterdikleri takdirde delilleri toplamak ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, değinilen yön üzerinde durulmaksızın taraf sıfatı bulunmayan … davaya dahil edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir.
Kabule göre ise; tutanağın beyanlar hanesine yönelik açılan dava nedeniyle çekişmeli 1285 ada 1 parselin kadastro tutanağı davalı olarak mahkemeye gönderildiği halde, infazda tereddüt yaratacak şekilde taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tescili yolunda sicil oluşturulmadan sadece beyanlar hanesine yönelik şerh konusunda hüküm kurulmuş olması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 11/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.