YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3537
KARAR NO : 2011/7931
KARAR TARİHİ : 23.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve birleşen dosya davacısı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2008/14596-2009/2047 sayılı 10.02.2009 günlü bozma kararında özetle: “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Dosyada yer alan uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 1808 parselin öncesi itibarıyla 1315 parsel olduğu tespit edilen orman kadastrosu içindeki bölümünün öncesinin,eski tarihli memleket haritasındaki konumunun orman kadastrosu içindeki bölüm ile aynı olduğu belirtilmiş, ancak, harita örneğinde çekişmeli taşınmazın yeşil renkli orman alanında kalan bölümü ile orman kadastrosundaki orman sınırı içinde kaldığı belirlenen bölüm ile miktarının aynı olmadığı gibi, fen bilirkişisinin rapor ve krokisinde de memleket haritasındaki yeşil renkli orman alanında görünen kısmının yüzölçümünün, orman kadastrosundaki orman sınırı içindeki alana göre yüzölçümünün daha az gösterildiği, mahkemece bu çelişki üzerinde durularak, çelişki giderilmeden karar verildiği gözlenmiş olup, çekişmeli taşınmazın orman niteliğini ve hukuki durumunu duraksamaya yer vermeyecek biçimde göstermeyen çelişkili bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenlerle, mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler ile orman kadastro haritası fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita ve ölçeği denkleştirilmiş orman kadastro haritası ile komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı) ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı … Yönetiminin davasının kabulüne, birleşen dosya davacısının davasının kısmen kabulüne ve Merkez Ağaçköy Kavraca Çiftliği Mevkiinde bulunan 1808 nolu parselin 25.10.2010 günlü fen bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen 1085,41 m²’lik kısmın tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline ve davalının elatmasının önlenmesine, (A) ile gösterilen 2554,49 m²’lik kısımdan 1085,41 m²’lik kısmın indirilmesiyle kalan 1469,08 m²’lik taşınmaza ilişkin yapılan orman sınırlandırılması işleminin iptaline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve birleşen dosya davacısı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçelerindeki açıklamalara göre davalar, kesinleşen orman kadastrosuna dayalı tapu iptali ve tescili ile 6831 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında tapu kaydına dayalı 10 yıllık süre içinde açılan orman kadastrosunun iptali istemi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 10/6/1997 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir.
Şöyle ki; Dairenin 2008/14596-2009/2047 sayılı 10.02.2009 günlü bozma kararında uzman orman bilirkişi ve fen bilirkişi tarafından sunulan raporlarda çekişmeli Ağaçköy köyü 1808 parselin memleket haritasında yeşil renkli orman alanında kalan bölümü ile orman kadastrosundaki orman sınırı içinde kaldığı belirlenen bölüm miktarının aynı olmadığı belirtilerek mahkemece çelişkinin giderilmesi gerekliliğine değinilmiş, bozmaya uyularak yapılan araştırma sonucu orman bilirkişi kurulu tarafından sunulan 18.02.2010 günlü raporda çekişmeli yer komşularla aplike edilmeden 1957 tarihli memleket haritasında gösterilmiş, bunun üzerine mahkemece tekrar keşif yapılarak dosya fen bilirkişiye verilmiş, en son fen bilirkişi … tarafından sunulan 25.10.2010 günlü raporda dava konusu taşınmazın 1953 tarihli hava fotoğrafına göre orman kadastrosu içerisinde kalan bölümünün 2554,49 m² olduğu, bu haliyle taşınmazın hava fotoğrafındaki durumunun orman kadastrosunda gösterilen sınırlarla uyumlu olduğu açıklanmıştır. Bu nedenle, mahkemece eski tarihli olan hava fotoğrafına itibar edilerek davacı … Yönetiminin davasının kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle birleşen dosya davacısının temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının Orman Yönetimine iadesine 23.06.2011 günü oybirliği ile karar verildi.