YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15887
KARAR NO : 2011/14125
KARAR TARİHİ : 06.12.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar …,… ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … köyü 125 ada 22 ve 114 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına yerlerden olduğu ve …, …, …, …, …, … ve … kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar, taşınmazların babaları … Eski’den zilyetliğin kendilerine geçtiğini, davalı …, … ve …’ın kullanımı bulunmadığını belirterek tespitin iptali ile davacılar adına tescil edilmesini istemişlerdir. Mahkemece davanın kabulü ile 125 ada 22 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesinde bulunan “İş bu taşınmaz tarla olarak 1990 yılından beri … kızı …, … kızı …, … oğlu …’ın kullanımındadır.” ibaresinin iptaline karar verilmiş, hüküm davacılar …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılarak taşınmazın orman sınırları dışına çıkarıldığı anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Yasa uyarınca kadastro tespitine itiraz davasında husumetin Hazineye yönetilmesi gerekir. Davacılar tarafından tespite itiraz süresi içerisinde dava açıldığına göre mahkemece Hazinenin davalı olarak davaya katılımı sağlanarak davanın tarafları oluşturulduktan sonra esasın incelenmesi gerekir. Kadastro tespitine itiraz davasında tespit maliki Hazinenin davalı sıfatı olmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır(HGK06/12/2011).
Diğer yandan, davacılar tarafından 125 ada 22 parsel ile 114 ada 1 parselle ilgili olarak dava açılmasına rağmen, mahkemenin gerekçeli kararında 125 ada 22 parsel hakkında hüküm kurulmuştur. Çekişmeli taşınmazlardan 114 ada 1 parsele dava açıldığına ve bu nedenle tespit tutanağının kesinleşmeyeceği ve halen itirazlı olacağı dikkate alınarak uyuşmazlığın çözümü konusunda bir karar verilmesi gerekir.
Kabule göre de, dava kadastro tespitine itiraz niteliğinde olduğu halde, çekişmeli taşınmazın tescili ile ilgili hüküm kurulmaması da doğru görülmemiştir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar …, … ve …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 06/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.