YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1951
KARAR NO : 2011/5575
KARAR TARİHİ : 04.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … ilçesi, … köyü … mevkiinde bulunan taşınmazların miras bırakan … …’ten irsen intikal ettiği, mirasçılar arasında yapılan paylaşım sözleşmesi sonucu D1, E4 ila E9, F5 ila F9 ile işaretlenen taşınmazların müvekkiline düştüğü, bu yerlerin müvekkili adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne yönelik verilen kararın Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18.12.2007 gün 2007/5333-16753 sayılı bozma kararında özetle; “F5 ila F9 ile işaretlenen taşınmazlar ile D1 ile işaretlenen taşınmazın güney tarafının 1992 yılında Aeoro fotogonometri yöntemiyle düzenlenen paftada kullanılmayan yer olarak gözüktüğünden bu yerlere yönelik açılan davaların reddine karar verilmesi, E4 ila E9 ile işaretlenen taşınmazların Kasım 1944 tarih 25 sıra nolu tapu kaydının kapsamı içinde kaldığı, D1’in ise tapu kapsamı dışında kaldığı ancak D1 ile işaretlenen taşınmaz üzerinde davaca yararına zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacı kişi adına tescil edilmiş ise de tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittilerinin getirtilmediği, tapu kaydının yöntemince uygulanmadığı, 1980-1990’lı yıllara ait memleket haritası ve hava fotoğraflarının stereskopik aletlerle incelenerek taşınmazların kullanılan arazi olup olmadıklarının belirlenmediği, bu sebeple tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittilerinin ve var ise ifraz krokilerinin getirtilmesi, revizyon görüp görmediğinin araştırılması, eski tarihli ve 1980-1990’lı yıllara ait memleket haritaları ile hava fotoğrafları bulundukları yerlerden getirtilerek orman bilirkişiler huzuruyla yöntemince uygulanması, tapu kaydının 3402 sayılı Yasanın 20/A, B ve C maddelerine göre kapsamının belirlenmesi, tapu kaydının miktarı ile geçerli kapsamı dışında kalan kesimler ile D1 ile işaretlenen taşınmazın güney tarafı dışında kalan bölümünün 1980-1990’lı yıllara ilişkin memleket haritası ve hava fotoğraflarında kullanılmayan yer olarak gözükmeleri halinde bu yerlere yönelik davaların reddedilmesi, oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak E4 ila E9 ile işaretlenen taşınmazların dayanak Kasım 1944 tarih 25 sıra nolu tapu kaydının kapsamı içinde kaldıkları, eski tarihli ve 1980-1990’lı yıllara ait memleket haritası ve hava fotoğraflarında açık alanda tarım arazisi olarak gözüktükleri, orman bilirkişi kurulu
tarafından D1a ile işaretlenen taşınmazın üzerinde birkaç adet orman ağacının bulunduğu, ziraat arazisi olarak kullanılmadığı belirtilmiş ise de yerel bilirkişi ve tanıkların taşınmazın uzun yıllardır davacı tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığının ifade edildiği, 1992 yılında Aeoro fotogonometri yöntemiyle düzenlenen paftada kullanılan yer olarak, eski tarihli memleket haritası, 1980-1990’lı yıllara ait memleket haritası ve hava fotoğraflarında açık alan olarak gözüktüğü gerekçesiyle E4 ila E9 ve D1-a ile işaretlenen taşınmazlara yönelik davanın kabulüne, F5 ila F9 ile işaretlenen taşınmazlar ile D1-b ve D1-c ile işaretlenen taşınmazların 1992 yılında Aeoro fotogonometri yöntemiyle düzenlenen paftada kullanılmayan yer olarak gözüktüklerinden bu yerlere yönelik açılan davaların reddine, fen bilirkişi tarafından düzenlenen 19.02.2010 tarihli krokili raporda E10, fen bilirkişiler tarafından düzenlenen 02.03.2005 tarihli krokili raporda E10, E11, E12 ve 2-A ile işaretlenen taşınmazların … adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 09.03.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 05.09.1957 tarihinde kesinleşen genel arazi kadastrosu bulunmaktadır.
Yapılan incelemede; yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı son oturumda oluşturulan kısa kararda fen bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda E4 ila E9 ve D1-a ile işaretlenen taşınmazların davacı … adına tapuya tesciline dendiği halde, gerekçeli kararda fen bilirkişi tarafından düzenlenen 19.02.2010 tarihli krokili raporda E10, fen bilirkişiler tarafından düzenlenen 02.03.2005 tarihli krokili raporda E10, E11, E12 ve 2-A ile işaretlenen taşınmazların … adına tapuya tesciline denmiştir. Oysa, kısa kararla gerekçeli kararın çelişik olması mutlak bozma nedeni oluşturur (İ.B.B.G.K. 10.04.1992 t, 1991/7 E. – 1992/4 K.).
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 04/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.