YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16136
KARAR NO : 2011/2333
KARAR TARİHİ : 08.03.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazda bulunan kullanım durumuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Orhangazi İlçesi … Köyü 101 ada 27, 29 ve 31 parsel sayılı taşınmazlar, 3402 Sayılı Yasaya 5831 Sayılı Yasayla eklenen ek 4 maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında tarla niteliğiyle beyanlar hanesinde davalı …’in kullanımında olduğu şerh verilerek hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar, 03.05.2010 havale tarihli dilekçesi ile dava konusu taşınmazların mirasçılar arasında eşit şekilde pay edilmediğinden kadastro tutanağının iptali ile taksimin eşit olarak yapılmasını talep etmişlerdir. Davacılar, 09.06.2010 tarihli duruşmadaki imzalı beyanları ile kadastro tespitinin beyanlar hanesinin dava dilekçelerindeki gibi düzeltilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece, Orman Yönetimine karşı açılan davanın husumetten, gerçek kişilere karşı açılan davanın esastan reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlarda bulunan kullanım durumuna itiraza ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 3402 Sayılı Yasaya 5831 Sayılı Yasayla eklenen ek 4. madde uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sonucu kullanım durumuna itiraza ilişkin açılan davalarda yasal hasım olan Hazinenin de taraf olması gerekmekte ise de, davanın reddine ilişkin verilen karar sonuç olarak doğru olduğundan yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, dava konusu 101 ada 27, 29 ve 31 sayılı parseller yönünden sicil oluşturacak şekilde hüküm kurulmaması ve davacının Orman Yönetimi aleyhine açtığı davanın husumetten reddedildiği halde, davalı … Yönetimi vekilinin sarf ettiği emek ve mesai dikkate alınarak 3402 Sayılı Yasanın 31. maddesi gereğince vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının 1. Bendinde yer alan “davanın reddine” cümlesinden sonra gelmek üzere “ve dava konusu 101 ada 27, 29 ve 31 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tesbit gibi tesciline” cümlesinin eklenmesine, yine hüküm fıkrasına 5. bent olarak “5-Davalı … Yönetimi vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisine karşılık 3402 Sayılı Yasanın 31. maddesi uyarınca 200 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı … Yönetimine verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 08.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.