Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/16873 E. 2011/2382 K. 09.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16873
KARAR NO : 2011/2382
KARAR TARİHİ : 09.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.03.2006 gün 2005/14768 – 2006/3505 sayılı bozma kararında özetle; “Çekişmeli A.Dudullu 17 ada 1 parselden ifrazen oluşan 63 ada 12 parselin bulunduğu yerin 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları içine alındığı, Kasım 1944 tarih 80 numarada 1.856.100 m2 yüzölçümüyle …, … ve … Devlet Ormanı ismiyle Hazine adına tapuya tescil edildiği, 1952-1954 yıllarında 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayırma çalışması yapılmışsa da, hiçbir zaman sonuçlandırılmadığı Y.K.D.’nin Aralık 2001 sayısında yayınlanan 20. Hukuk Dairesinin 10.05.2001 gün ve 2001/3179-3713 sayılı kararı ve bu karara direnen mahkeme kararını inceleyerek aynı gerekçe ile bozulmasına ilişkin H.G.K.’nun 03.07.2002 gün ve 2002/558 – 588 sayılı kararında kabul edildiği gibi İstanbul Anadolu Yakasında yapılan tüm makiye ayırma çalışmalarının 1963 yılında iptal edildiği, 1965 yılında 2613 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan kadastroda Mart 1330 tarih 66 numaralı tapu kaydı revizyon gösterilerek (bu parselin 1943 yılında kesinleşen ve Kasım 1944 tarih 80 numarada Hazine adına tapuya tescil edilen orman kadastrosu sınırları içinde olduğu düşünülmeden) hatalı işlem sonucu 17 ada 1 parsel sayısıyla ve 188.600 m2 yüzölçümüyle kişiler adına tespit ve tescil edildiği, Yörede 1972 yılında yapılan tapulama sırasında 766 Sayılı Yasanın 46. maddesi gereğince sınırlaması kesinleşen ormanlara ait Kasım 1944 tarih 80 nolu tapu kaydının olduğu gibi tapu kütüğüne aktarılması sonucu bu mevkideki … ve Şablon Bayırı Devlet Ormanının 1280, … Bayır Devlet Ormanının 1274, … Devlet Ormanının 1278 parsel numarasıyla tapuya yine orman niteliğiyle Hazine adına tescil edildiği, 1981 yılında 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması sonucu hem orman kadastrosunun kesinleştirilmesi sonucu Hazine adına tescil edilen Kasım 1944 tarih 80 (1280 sayılı parselin) numaralı orman tapu kaydı ve hem de kadastro sonucu oluşturulan Aşağı Dudullu 17 ada 1 sayılı parselin bir bölümünün (I) poligon numarası verilerek Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığı, Aynı tapu kayıtları kapsamında kalan bir kısım arazi parçasının, 1989 yılında 3302 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulaması sonucu (XIX) poligon numarası verilerek yine Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığı, 17 ada 1 sayılı parselin büyük bölümü orman rejimi dışına çıkartılmadığı ve halen orman niteliğinde Hazine adına tapuda kayıtlı olmaya devam ettiği halde, orman sınırı içindeki bölüm ile birlikte 1981 yılında orman rejimi dışında çıkartılan (I) numaralı poligon alanının 1987 tarihinde 2981/3290 Sayılı Yasa uygulaması sonucu 37 ila 83 ada da kalan birçok parsele ayrıldığı, bu ifraz parsellerinden bir kısmının kapladığı alanın daha sonra 1989 yılında (XIX) poligon numarasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığı, bir kısım ifraz parsellerinin 1978 – 1981 yıllarında orman rejimi dışına çıkartılan 2.madde alanında, bir kısmının da 1989 yılında orman rejimi dışına çıkartılan ve 2/B madde uygulaması alanında, bir kısmının da halen orman kadastro sınırları içinde ve Hazine adına tapuda kayıtlı alan içinde kalmaya devam ettiği, çekişmeli 63 ada 12 parselin 1981 yılında 1744 sayılı yasanın 2. maddesi ile orman rejimi dışına çıkarılan P1 numaralı poligon içinde kaldığı, Anayasanın 170. maddesi gereğince değerlendirilecek olan orman rejimi dışına çıkartılan yerler ile orman olan yerler diğer özel mülklerin tabi olduğu rejime tabi tutularak 2981/3290 ve 3194 Sayılı Yasaların uygulanması sonucu şuyulandırılıp ifraz edilemeyeceği, böyle bir işlem yapılmışsa hiç bir hukuki sonuç doğurmayacağı, 6831 Sayılı Orman Yasasına tabi olan kamu malı niteliğindeki taşınmazların 2981 ve 3194 sayılı yasa hükümlerine tabi tutulamayacağı, 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesinin 2. fıkrasındaki “Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat aynı maddenin 1. fıkra hükümlerine uymadığı, Orman Bakanlığınca veya vaki müracaatlar üzerine anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesi sonucu orman sınırları dışına çıkartılacak yer sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder.” Hükmü gereğince çekişmeli parselin ifrazen geldiği 17 ada 1 sayılı parsele revizyon gören Mart 1330 tarih 66 numaralı tapu kaydının ilk oluşturulduğu tarihten itibaren tüm gittileriyle birlikte ve yine 17 ada 1 sayılı parselin içinde bulunduğu, kadastro pafta örneği ile 17 ada 1 sayılı parseli dıştan çevreleyen parsellerin ve 17 ada 1 sayılı parselin batı, kuzey ve güneyindeki yollardan sonra gelen parsellerin tutanak örnekleri ve onlara revizyon gören tapu kayıtlarını ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve yerel tapu idaresinden ayrı ayrı getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında seçilecek bilirkişiler huzuruyla yerel bilirkişi yardımıyla 1943 yılı orman kadastrosu 1981 yılı 1744 Sayılı Yasanın 2. madde ve 1989 yılı 3302 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulamalarına ait haritalar ve 17 ada 1 sayılı parsele revizyon gören Mart 1330 tarih 66 numaralı tapu kaydının ilk oluşturulduğu sınırlarında yerine uygulanması, revizyon tapu kaydının sınır ve yüzölçümü orman ve Hazinenin taraf olmadığı bir dava sonucu değiştirilmişse, bunun Yönetimleri bağlamayacağı, tapu kaydının ilk oluşturulduğu sınır ve yüzölçümüyle geçerli olacağı, değişir sınırlı tapu kaydına 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamının belirleneceğinin düşünülmesi, 17 ada 1 sayılı parseli 1943 yılında orman sınırı içine alan orman kadastro işleminin itiraz sonucu mu, yoksa itiraz edilmeden mi kesinleştiği Orman Yönetiminden sorularak bununla ilgili belgelerin getirtilmesi, böylesine yapılacak bir uygulama sonucu 17 ada 1 sayılı kadastro parselinden ifraz edilen çekişmeli parselin Mart 1330 tarih 66 numaralı tapu kaydının yüzölçümüyle kapsamında kaldığının ve 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartıldığının belirlenmesi ve 1943 yılı orman kadastrosunun da itirazsız kesinleştiğinin saptanması halinde, mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal edeceğinden Hazinenin davasının reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.Mahkemece bozma kararına uyularak davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde iken 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan yerin tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1943 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1965 yılında yapılan genel arazi kadastrosu, 17.04.1981 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 04.01.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 3302 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece bozma kararına uyularak işlem yapıldığına göre yazılı şekilde kurulan hükümde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, çekişmeli taşınmazın kütüğün beyanlar hanesine taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 1744 sayılı yasa ile değişik 2. maddesi uyarınca Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı şerhinin yazılmaması ve halihazır niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmemesi doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, ayrıca 19.01.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı yasanın 16. maddesi ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesinde “ Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu ve kuruluşları tarafından kayıt lehdarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaz” ve yine 6099 Sayılı Yasanın 17. maddesi ile 3402 Sayılı Yasaya Eklenen Geçici 11. Maddesinde “Bu Kanununun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri içinde uygulanır” hükümleri uyarınca çekişmeli taşınmazın tapu maliki olan davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Bu sebeple hükmün 1 rakamlı bölümünün 2. cümlesinde yer alan “iptali ile “ sözcüklerinden sonraki tüm sözcüklerin çıkarılarak bunların yerine “arsa niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, tapunun beyanlar hanesine taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 1744 sayılı yasa ile değişik 2. maddesi uyarınca Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı şerhinin yazılmasına” ayrıca hükmün yargılama giderlerine ilişkin “2, 3 ve 4 rakamlı kesimlerinin” hükümden tamamen çıkarılarak bunların yerine “19.1.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi ve 6099 Sayılı Yasanın 17. maddesi ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen Geçici 11. maddesi uyarınca davacı Hazine tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, “cümlelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 09/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.