Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/5342 E. 2012/13819 K. 04.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5342
KARAR NO : 2012/13819
KARAR TARİHİ : 04.12.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, asliye hukuk mahkemesine verdiği dava dilekçesinde, Kestanepınarı Köyü, 103 ada 196 nolu 2197,07 m2 yüzölçümlü taşınmazın, davalı Hazine adına tapuda kayıtlı olduğunu, 1991 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna göre, çekişmeli taşınmazın bir bölümünün orman sınırları içinde kaldığı halde, daha sonra yapılan arazi kadastrosu sırasında, Hazine adına tesbit edildiğini iddia ederek, çekişmeli taşınmazın kesinleşen tahdit sınırı içinde kalan bölümünün tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, dava değeri nedeniyle görevsizlik kararı verilmiş, yargılamaya sulh hukuk mahkemesinde devam edilmiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve 103 ada 196 nolu taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide (A) ile gösterilen 660,17 m2 yüzölçümlü bölümün orman niteliği ile Hazine adına tesciline, bu bölüme yönelik elatmanın önlenmesine, (B) ile gösterilen 1536,90 m2 yüzölçümlü bölümün fındıklık niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından, vekalet ücreti ve yargılama giderine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1990 yılında yapılarak kesinleşen, orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; karar tarihinden önce 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesiyle 3402 sayılı Yasaya eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalı Hazine aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 7. ve 8. bentlerinin çıkartılarak, bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 04/12/2012 günü oy birliğiyle karar verildi.