YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12745
KARAR NO : 2012/14000
KARAR TARİHİ : 06.12.2012
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … mirasçıları, … ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1984 yılında yapılan kadastro sırasında Atatürk Mahallesi, 130 ada 36 parsel sayılı 4.136 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle beyanlar hanesine “krokide (A) ile işaretlenen ev …’e aittir” açıklaması yazılarak kargir ev, bahçe ve arsa niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ½ payı … oğlu …, ½ payı … oğlu … adlarına tesbit edilmiş; …, … , …, … ve Tunceli Belediye Başkanlığının itirazları üzerine kadastro komisyonu, 05.11.1986 gün ve 280 sayılı karar ile dayanak Mayıs 1954 tarih 51 sıra nolu tapu kaydının 130 ada 36 ve 39 sayılı parselleri kapsadığı ancak 130 ada 36 sayılı parsel üzerinde ev bulunduğundan, Mayıs 1954 tarih 51 sıra nolu tapu kaydına istinaden 130 ada 36 sayılı parselin 1.100 m2 yüzölçümlü olarak kargir ev ve bahçe niteliği ile ½’şer pay itibariyle … ve … adlarına, tapu kayıt miktar fazlası olan 3.854 m2 yüzölçümlü bölüm ise, 130 ada 64 parsel numarasıyla arsa niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiş; daha sonra …’in payı 14.10.1999 tarihinde yapılan satış yoluyla … oğlu …’e geçmiştir. 130 ada 64 sayılı parsel, 07.12.1993 tarihinde yapılan satış yoluyla … oğlu …’e geçmiştir.
… 10.08.1989 tarihinde, 130 ada 36 sayılı parselin belediye adına tescili istemiyle kadastro mahkemesinde dava açmıştır. Mahkemece, dava dosyası görevsizlikle Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
…, Mayıs 1954 tarih 51 sıra nolu tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 130 ada 64 sayılı parselin adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
…, Mayıs 1954 tarih 51 sıra nolu tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 130 ada 64 parselin ½ payının kendisine, ½ payın …’e ait olduğu iddiasıyla …’in açtığı davaya katılmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirildikten sonra Hazine, 130 ada 64 sayılı parseli …’e ihale yoluyla sattıklarından davalı …’in yanında davaya katılmıştır. Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla; …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 130 ada 36 sayılı parselin adına tapuya tescili istemiyle davaya katılmışlardır. Mahkemece, dayanak Mayıs 1954 tarih 51 sıra nolu tapu kaydının sulh hukuk mahkemesinin 1951/40 – 205 sayılı tescil kararı ile oluşmuş ise de, Orman Yönetimi ve Hazine taraf olmadığından, bağlayıcılığının bulunmadığı, ilk yapılan keşif sonrası orman bilirkişi Kemalettin Sevim tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazların ormandan açıldıkları, orman sayılan yerlerden olduklarının belirtildiği, taşınmazların fizikî durumlarının daha sonra değiştirilmiş olabileceği ve çevredeki parsellerin de orman niteliği ile Hazine adına tescillerine karar verildiği gözetilerek davaya konu taşınmazların orman sayılan yerlerden oldukları sonuç ve kanısına varıldığı gerekçesiyle katılan … Yönetiminin davasının kabulüne, davacı ve katılan davacı kişilerin davalarının reddine, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine, katılan …’in davası 21.12.2009 tarihinde müracaata bırakıldığından, HUMK’nun 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm … mirasçıları, … ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesi uyarınca 10 yıllık süre içinde açılan tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu yapılmamıştır.
1) Dava konusu 130 ada 64 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 130 ada 64 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2) Dava konusu 130 ada 36 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, dava konusu 130 ada 36 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle orman olarak tesciline karar verilmiş ise de, mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmiş, rapora ekli eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasında da çekişmeli 130 ada 36 sayılı parselin açık alanda görüldüğü ve orman sayılmayan yerlerden olduğu görülmektedir. Mahkemenin, bilirkişi raporlarının ve dosyadaki diğer delillerin dışına çıkarak taşınmazı orman olarak nitelendirmesi doğru değildir. Taşınmaz, Mayıs 1954 tarih 51 sıra nolu tapu kaydı kapsamında kaldığından, 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesine göre orman içi açıklığı olarak da değerlendirilemeyeceği, müdahil …’in zilyetlik iddiaları yönünden ise, taşınmaz tapulu olduğundan zilyetlik yoluyla kazanılmasının mümkün olmadığı da göz önünde bulundurularak bu parsele ilişkin tüm davaların reddine karar verilmesi gerekirken, orman olarak tescili yönünde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle; dava konusu 130 ada 64 sayılı parsele ilişkin Hazine, … mirasçıları ve …’in temyiz itirazlarının reddi ile bu parsel yönünden usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden …’e yükletilmesine,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle; dava konusu 130 ada 36 sayılı parsele ilişkin … mirasçılarının temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsel yönünden hükmün BOZULMASINA, 06/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi.